Yeni Sosyalleşme Aracı: Oyun Grupları

Birce Aydın Yerköylü
0 Yorum

Bu gün“Sizden Gelenler” köşemizde Birce Aydın Yerköylü  “oyun grubu” deneyimini bizimle paylaşıyor:

 “Oyun grubu” kavramını son yıllarda sıklıkla duyuyoruz. Belki de gerçekten ne olduğu hakkında pek fikrimiz yok 🙂 En azından benim için öyleydi, eminim benim gibi kafası karışık bir sürü anne var. Bende birkaç deneyimden sonra, kendimce oluşturduğum 2 farklı tanımı belki yardımcı olur düşüncesiyle sizlerle paylaşmak istiyorum. 🙂

Oyun grubu nedir?

Klasik tanımlamaları bir kenara bırakıp, ilk olarak  genel bir tanım yapacak olursam: girişte ücretini ödediğiniz, çocuğunuzun tanımadığınız diğer çocuklarla birlikte vakit geçirdiği ve büyük olasılıkla ders bitince isimlerini dahi hatırlamadığı bir oyun alanından bahsediyoruz. 

Diğer tanım ise biraz daha yumuşak ve yapıcı: Çocuklarımızın eğlendiği, paylaşmayı öğrendiği, anneleri ile birlikte aktiviteler yaparak etkin ve keyifli vakit geçirdiği bir aktivite alanı aslında oyun grubu.

Peki oyun grubu gerekli mi?

Oyun grupları bazı anneler için tamamen şımarıklık ve gereksiz bir detay gibi görünse de, bazıları için de mutlaka götürülmesi gereken bir yer. Ben durumu iki taraftan da ele alayım, sonuç olarak neyi seçeceğinize siz karar verin 🙂

Öncelikli olarak oyun grupları için ciddi bir bütçe ayırmanız gerektiğini belirtmekte fayda var. Türkiye şartlarında hatrı sayılır meblağlardan bahsediyorum. İşte tam olarak bu sebeple, belli bir kesim, maddi imkansızlıklardan dolayı haklı olarak oyun gruplarını tercih etmiyor ve bu aktiviteleri gereksiz bir harcama olarak görülüyor. Öte yandan buna bütçe ayırabilecek olan diğer aileler ise, çocuğun sosyalleşebilmesi için oyun gruplarının ciddi bir ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Bu noktadan bakıldığında, bu kesim de oldukça mantıklı bir bakış açısıyla duruma bambaşka bir çerçeveden bakmış oluyor.

Sosyalleşmenin tek yolu oyun grupları mı?

Peki çocuklar sadece oyun grubuna giderse mi sosyal olurlar? Bana kalırsa, tabi ki hayır. Sosyalleşme ailede başlıyor, dolayısıyla aileler öncelikle çocukları ile verimli zaman geçirmeli, oyun oynamalı, sohbet etmeli, parka gitmeli, eş dost akraba ortamlarına girmek konusunda çekimser davranmamalı. Arta kalan zamanda da çocuk, diğer sosyalleşme alanlarında (oyun grubu gibi) yeni tanıştığı arkadaşları ile oynamalı ve paylaşmayı öğrenmeli. Sosyal ortamdaki ısınma turlarını tamamlayan çocuk, yavaş yavaş okul düzenini de öğrenip, arkadaşları ile birlikte yiyip içmeye başladığında sosyal çevresini iyice pekiştirecektir.

Ben de bir anne olarak bir süredir oyun grubu kervanına katıldım. Biz Pera’yı ilk andan itibaren, yağmur çamur, kar kış demeden hep gezdirdik. Etrafımızda da hep sevdiğimiz insanlar akrabalarımız dostlarımız oldu. Hatta Pera henüz 1,5 yaşında olmasına rağmen 17 ülkeye ve 47 şehre ayak bastı. Konu sosyallikse aslında bir bakıma sonuna kadar yaşıyor 🙂 Peki sen buna rağmen neden oyun grubuna ihtiyaç duydun derseniz.. Günümüzde “misafircilik” kavramının da epeyce azaldığını düşünürsek her gün çocuklarla bir araya gelemiyor Pera.  Buna karşın oyun grubunun günü, saati, kuralları belli. Okula gider gibi oraya gitmeyi, sıraya girmeyi, ayakkabılarını çıkarmayı, birlikte yemek yemeği öğreniyorlar. Bu sırada  onların o hallerini izlemek muhteşem bir his 🙂 Aynı zamanda birlikte aktivite yapmak beni inanılmaz rahatlatıyor. Eee tabi üzerine para veriyoruz birde ama ne yapalım 🙂

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz