Savulun Anneler Ergenlik Geliyor!

Özlem Ketenci
0 Yorum

– Kızımm!!! Ne yapıyosuunn bırak o bilgisayarı niye salona sürüklüyorsun?? Ay sallama dur kırılacak!

Dinlemiyor bile beni, hatta duymuyor! Yeşil gözlerini mavi koridor halısının üstünde sabitlemiş tüm gücüyle bilgisayar masasını kendi odasından salona doğru itiyor.

” Sezen!! Delirdin miiii!! Napıyorsun, niye itiyorsun bilgisayarı salona! Misafir gelecek birazdan, salonu dağıtma! Ay basma kablolara düşeceksin!! “

Asla duymuyor beni, o kesin. Koca bilgisayarı 453 metre bağlantı kablosunu, iki koca hoparlörü getirdi salonun tam orta yerinde bıraktı. Tam yemek masasının yanına, ve en fazla bir saat sonra, çok da samimi olmadığımız iki aile yemeğe gelecek!
Hiç bana bakmıyor ergenliğin daha başlarındaki 14 lük kızım Sezen. Ayın 14’ü kadar güzel, parlak ve başına buyruk! Bağırıyorum, çağırıyorum belki de kendimi yakıcam birazdan, umurunda değil. Beline kadar açık kumral dalgalı saçlarını savuruyor, önümden odasına doğru geçerken koca yeşil/mavi gözlerini dikiyor ve bana tıslıyor;

“Al bu bilgisayarı ne yaparsan yap! Ekranı devamlı donuyor! Kırmamak için salona getirdim, çünkü artık onu odamda istemiyorum!!”

Sonra mı? Sonra koca bir gümbürtüyle çarpılan kapı sesi. Benim salonun ortasında duran koca bilgisayara ( eski kasa ilk çıkanlardan ) çaresizce bakışım.. Sonra mı? Yavaşça onu salonun kenarına sürükleyişim.. Ve iki damla gözyaşı eşliğinde mercimek köftesi yapışım.. Sonra mutfaktan koridora çıkıp Sezen’in odasına doğru bağırışım;

” Sağol kızım! Akşama misafirim var ve sen yardım edeceğine….!! Neyse sağol kızım! Çok yardım ettin bana! Sağol kızım, çok sağol!,

Ergen anneleri aynı kelimeyi devamlı tekrarlarlar ki vurucu olsun, oysa bu tip tekrarlar ergende asla vurucu olmaz, aksine kırıcı ve isyancı olması için teşvik kredisi verir, sen devamlı kibar bir kırılmışlık cümlesi kurarsan ergen bundan feyz alır ve bundan sonraki ergenlik yıllarında seni daha iyi kırabilmek için beslenir..Kısacası vurucu olsun diye ergeni vurmaya çalışmak iğneyle kuyu kazmaya benzer. 🙂  (Ne büyük bir yanılgı! )

Neyse hikayemize dönelim;
Sonra mı?

Hoşgeldin Ergenlik! Bakalım bize neler neler getirdin🤢

Vallahi onu bunu bilmemde bizim zamanımızda ergenlik mergenlik yokmuş arkadaş! Ben yada ablam öyle eve misafir geldiği, telaş olduğu bir gün bırak yardım etmemeyi, birde anneme iş çıkaracak tafra atıp odamıza kapanacaktık var yaaaa!!, adamı ne yapardı annem biliyor musun!?? Bilmek istemezsin, ayrıca bizim böyle bir şey yapabilmemiz yada bunu aklımıza getirebilme ihtimalimiz de su ve ateşin birbirine iyi gelmesi kadar yoktu!…

Yıllar sonra bir Karadeniz’li teyzenin bir sohbetine şahit oldum bu konu hakkında ve bana dedi ki;

” Bizim zamanimizde yokdi öyle bulum çağı mulüm çağı, erkenlük mergenlük, iş yapmaduk tembelluk edtukmi, kafamıza oduni küreği yerduk! Ama şimdu torinuma bi bakayrum tam dayakluk, fekat dövmiyorlar oni bulûm çağı ( ergenlik ) mi imuş ne imuş, idare ediyıllar. Niye alttan alisiniz furun sopayı dedum, intihar etmesun bunalima girmesun diye imuş, öyle deduler pek anlamadum .”

Zordur ergenlik bu zamanda zordur! Ama ergen anası olmak çok daha zordur!! Nerden mi biliyorum tabii ki kendimden 🙂 Bana bir daha bir çocuk verseler ve deseler ki ” Ya ergenliği senin yanında geçirecek bu çocuk, yada deveye hendek atlatacaksın..”, deveyle iyi geçinmeye çalışırım o kadar yani 🙂

İki genç kızı kocaman etmiş bir anne ve yeni bir anneanne olarak sizlere birkaç tavsiyem var , e olacak o kadar saçlarıma düştü artık aklar 🙂

  • 1. Kural: Bir ergenle asla kavga etmeyiniz hatta sesinizi bile yükseltmeyiniz, zararlı çıkar ve içeriden kilitlenmiş bir kapının önünde kendinizi ” Aç konuşalım evladım, ne olur aç söz bağırmayacağım.” diye yalvarırken bulursunuz.
  • 2. Kural: Bir ergenle asla fazla samimi olmayınız. Yani olmuş gibi davranınız ama olmayınız. Sizin dertleşmek, kanki olmak adına paylaştığınız zayıf noktalarınızı en küçük bir tartışmada aleyhinize delil olarak kullanabilir. Yapmaz demeyin, Ha deli ha ergen.. Yani bir şey  olmaz da kalbiniz kırılır, gerek yok.
  • 3. Kural: Bir ergenle aynı evde yaşamanız gerekmesi halinde,  koşullar ne olursa olsun onutehdit etmeyiniz. ” Yapamazsın!! Gidemezsin!! Bak babana söylerim!! Odanı topla yoksa seni var yaaa!!… ” vb. gibi… Yemin ederim ki en korkunç getirisi olan kural bu kuraldır, ben en son bu kuralı çiğnediğimde sokaklarda yalın ayak koşturup ergen kızımı arıyordum. “Sezeeennn, aşkım kızımmm nerdesin, hadi dön eve bir daha seni üzmeyeceğim…”

Ben size yüzlerce kural yazabilirim, hatta bu konudan beş fasikül kitap çıkar. Ama sen Ey Ergen Anne’si!.. Sen yaşadıkça öğreneceksin ki hiçbir ergen diğerine çok benzemez aslında. Ergenler çeşit çeşittir, zorlardır, delilerdir, çok duygusal, çok isyankarlardır. Hayatı sevmezler; çünkü alabildiğince özgür yaşamak isterler, ve özgürlük anlayışları farklıdır. Aslında çok şey değil istedikleri; hayatı anlamanın, doya doya yaşayabilmenin dönüm noktasındalar ve içleri çok temiz, ama sen biliyorsun ki, burası cennet değil, biraz iyilik ama oldukça kir dolu bir dünya..

Ey ergen annesi!;
Şimdi sakin ol, sırtını güzel düşüncelere yasla, bir meditasyon müziği aç, bildiğin tüm insanca duaları et, ölümlü olduğunu bile bile doğurduğun evladını, yaşamın rüzgarına hayırla uğurla…
Bu kadar zor bir görev sana bahşedildiyse, e o kadar kırılgan bir tehdit de senin hediyen olsun;
Bak sana bu zor günlerinde, yüreğinden koptuğu için devamlı tekrar edeceğin ve sana en iyi gelecek o cümleyi veriyorum, doya doya kullan; bu da senin tesellin olsun;

” BİR ÇOCUĞUN OLSUN GÖRÜCEM BEN SENİ!…”

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz