Sanatla Tanışmak

Çiğdem Ertem
0 Yorum

Teknoloji ve bilim bize bir yandan daha gelişmiş bir dünyayı sunarken diğer yandan düşünme yetimiz ile bireysel yeteneklerimizi elimizden alıyor.

Dijital iletişim ve simülasyon bombardımanı altında yetişen günümüz insanı geleneksel düşünme ve üretme biçimlerinden gitgide uzaklaşıyor. Bugün yapılan pek çok araştırma göstermektedir ki, teknoloji ve dijital iletişimi kullandığımız oranda insana özgü yaratıcılık eyleminden uzaklaşıyoruz.

Teknoloji ve bunun getirdiği kolaylıkları bir araç değil de amaç edindiğimizde, yaşamımız kısır, mekanik ve sıkıcı oluyor.
Bu bağlamda; bireysel gelişimimiz içinde sanat eğitiminin yaşamımıza kattığı şeyler büyük bir öneme sahiptir.
İnsan mekanik düşünen ve hareket eden bir canlı değildir. Bu nedenle, yaşamını ve çevresini ilke, inanç ve düşünceleri bağlamında estetize edip biçimlendirir.

Yüzyıllar boyunca birikimlerin üst üste gelmesi ile oluşturduğumuz medeniyetimiz, bilim ve teknolojinin sanat bağlamında harmanlanması ile oluşmuştur. Bugün, gelişen teknoloji sayesinde iletişimi daha etkin kullanır olduk. Ancak iletişimin dijital platformlarda daha etkin kullanılması ile “görsel kültür” bir tüketim nesnesine dönüşmektedir. Dedelerimizin sayfalarca yazdığı ve belki de aylarca yerine ulaşmasını beklediği mektuplardaki duygu ve düşünceleri bugünün gençleri birkaç saniye içinde “emoji” olarak adlandırılan “görsel kod” larla birbirlerine yollamaktalar. Bu durum aslında yeni bir görsel kültürün ve görsel okumanın oluştuğunu gösteriyor.  Uzun metinleri okumak yerine görsel niteliği yüksek sunumları tercih ediyoruz artık. Farklı kültürler ve coğrafyalarda olsak ta akıllı telefonlarımızda aynı kullanım biçimlerini gösterip ortak bir görsel dili konuşuyoruz. Buradan hareketle gelecekte, sanat eğitimi ve bunun sonuçlarından biri olan “görsel okuma” bilgisine olan ihtiyacımız belki de geçtiğimiz yüzyıllardan daha fazla olacaktır.

Bugünün çocuk ve gençleri yarının yetişkinleri olarak bilim ve teknolojiyi sanat ile bağdaştırdıkları oranda başarılı olacaklardır.

Klasik iktisat eğitimi alan biri kendi meslek alanında derdini görsel niteliği yüksek sunum programları ile yapmakta, bir mühendis yoğun hesap gerektiren bir konuyu bile görselliği yüksek biçimde sunmaya çalışmaktadır.

Çocuklarımız, gelecekte hangi mesleği seçerlerse seçsinler kendilerini ifade edebilmek için estetize edilmiş bir görsel dili öğrenmek zorundalar. Bu dil “salt sanat” bağlamı içinde olmasa da köken ve beslendiği kaynak olarak sanatı kullanmak zorundadır. Bu nedenle çocuklarımız için “sanat eğitimi” diğer tüm alanların temelini oluşturacak ve diğer bilgi ve becerilerini ifade edecek temel bir platform olarak görülmelidir.

Sanat eğitimi genel itibari ile bireylerin yeteneklerini işleyip yaratıcı, kendine güvenen, üretken, estetik yetileri gelişmiş, biçim ve formu kullanabilen insanlar olmalarını amaçlayarak toplumun da bu yolla ilerlemesini hedefler.

Dostoyevski; “…Sağlam çocuk yetiştirmek, bozulmuş yetişkinleri düzeltmekten daha kolaydır…”  demiştir. Bu yaklaşım, sanat eğitiminin bireyin ve toplumun gelişmesi için kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu algılamamıza yardım edecektir.

Teknolojinin yaşamımızı biçimlendirmesiyle birlikte, dijital iletişim kanallarında baş döndürücü hızlarda haberleşirken kültürler üstü yeni bir görsel dil de gelişmektedir. Bu yeni paradigma, çoğunlukla yetişkinlerce algılanamazken çocuklar ve gençler arasında çoktan kullanıma geçmiş durumdadır.

Bugün, çocuklarımızın davranışlarını çoğu zaman okumakta ve anlamlandırmakta zorlanıyoruz. Çoğu kez onların problem çözme yeteneklerine yine bu algı farkı nedeniyle engel oluyoruz. Bu yeni paradigma içinde bizden farklı olan çocuklarımızın oyun kurma becerisi ile farklı biçimlerde genişleyen hayal dünyalarını ancak “sanat eğitimi” ile geliştirip onları geleceğe hazırlayabileceğimizi unutmamamız gerekmektedir. Bu yönde çocuklarımıza vereceğimiz sanat eğitimi onlara bu paradigma içinde yön bulmalarını, yararlı ve farklı becerilere daha sağlıklı ve bilinçli ulaşmalarını sağlayacaktır.

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz