Sağlıklı Yaz Atıştırmalıkları Nelerdir?

Suna Songul
6 Yorum

Merhabalar,

“Sizi yoran önünüzdeki tırmanacağınız dağ değil, ayakkabınızdaki çakıl taşıdır”.

Muhammed Ali ne güzel söylemiş, bazen hayatlarımızdaki çakıl taşlarıyla uğraşırken esas hedefimizi unutuyoruz.

Anneler günü yaklaşırken bu yazımda annelikten dem vurmak istedim. Annelik önümüzde tırmanacağımız koca bir dağ. Yorucu ve son derece dikkat gerektiren, ama zirveye ulaştığınızda bulutlara dokunduran eşsiz bir duygu…

Anneliğimizin farkında miyiz? Bu soru beni çok düşündürüyor. 2 çocuğumu büyütürken “Gerçek bir anne miyim, yoksa sadece anne ismini rol edinmiş bir birey miyim?, Anneliği öğrendiğim annem doğru rol bir rol model mi?” soruları sürekli kafamda dolanıp duruyor.

Annelik aslında hiçbir tanıma sığmayacak kadar karmaşık ve derin bir sorumluluk. Her şeyin en iyisini yapmaya çalışmak, kendi yapamadıklarınla ve sana yapılanlarla dünyaya getirdiğini harmanlamaya çalışmak, fedakarlık, koşulsuz sevgi, sonsuz koruma isteği… ve daha neler neler:)

Annelik zor iş vesselam ama ayağımızdaki çakıl taşıyla uğraşıp zirveye çıkmanın hazzını göz ardı edecek değiliz!

Annelik bir canlıya bahsedilmiş en güçlü duygu. Her zorluğu yenebilir insan bu duygunun gücüyle, ama yaşadıklarımdan öğrendim ki çok da kasmamak lazım:)  Anneliğimizin ve insanlığımızın en büyük düşmanı maalesef mükemmeliyetçiliğimiz ve her şeyi kontrol etme duygumuz.

İlk çocuğum olduğunda ruhumdaki mükemmeliyetçilikle çocuk gelişim kitapları okumaya başlamış ve buradan aldığım bilgilerle etrafımdakileri kontrol etme çabasına girişmiştim. Sonuç olarak olaylar istediğim gibi gitmeyince çocuğuma kötülük yapıyorum hissine kapılıp, kendimi eleştirmeye ve etrafımdakilere öfke duymaya başlamıştım, en nihayetinde depresyon benim kapımı, ben de psikoloğun kapısını çaldım.. Seans 1,5 saatti ama ben kadıncağızı esir alıp gerekli gereksiz şeyler için 3 saat salya sümük ağlamıştım… Psikoloğum bana “siz Allah değilsiniz ve istediğiniz her şeyi kontrol edemezsiniz” demişti. O günden sonra kitapları bırakıp kendime döndüm, ayakkabımdaki gereksiz taşları temizlemeye başladım ve sonuç olarak akışına bırakmak hepimize iyi geldi. Bence anneliğin özü koşulsuz sevmek ve dünyaya getirdiğin esere tüm hatlarıyla saygı duymak. Bu duygular bir annede varsa o dağın tepesine nasıl çıktığınızı anlamadan bulutlara dokunabilirsiniz. Ayakkabınızdaki kaygı taşlarını çıkarın ve kaygı kuşlarına kulaklarınızı kapatın yeter?

Gelelim tariflere, malum yaz geldi şöyle çoluk çocuk kaygısızca dondurmamızı yiyerek, soğuk çayımızı yudumlama vakti 🙂 E öyleyse en sağlıklısından gelsin tarifler..

Ev yapımı rafine şekersiz meyveli dondurma tarifi

Rafine şekersiz meyveli dondurma için malzemeler:
  • 500 gr çilek, 500 gr böğürtlen, 4 – 5 adet limon ya da sevdiğiniz herhangi bir meyve
  • 150 ml kremanın yarısı
  • 3 yemek kaşığı bal (damak zevkinize göre arttırabilirsiniz)

Krema ve bal tek çeşit meyve için uygulanacak ölçüdür. Ben 3 çeşit yaptım siz arzunuza göre tek çeşit yapabilirsiniz.

Rafine şekersiz meyveli dondurma nasıl yapılır?

Çilek, böğürtlen ve çekirdeklerini temizleyip dilimlediğiniz limonları ya da arzu ettiğiniz herhangi bir meyveyi temizleyip 1 gece önceden derin dondurucuya koyarak dondurun. Dondurduğunuz meyveyi, kremayı ve balı mutfak robotunuza ekleyip önce düşük sonra yüksek hızda parçalayın. Meyveli karışımı uygun bir kaba alıp yayarak derin dondurucuya kaldırın. Saatte bir 3 kere karıştırıp tekrar derin dondurucuya kaldırın, sonrasında dondurmanız hazır, afiyet olsun 🙂

Rafine şekersiz limonlu soğuk çay tarifi

Rafine şekersiz limonlu soğuk çay için malzemeler:
  • 1 su bardağı taze demlenmiş çay
  • 1 lt su
  • 3 çorba kaşığı bal
  • 3 adet limon suyu
  • Nane yaprakları
Rafine şekersiz limonlu soğuk çay nasıl yapılır?

1 lt suyun içinde balı koyarak iyice eriyene kadar karıştırıyoruz. Limon suyunu ve demlenmiş çayımızı ekleyerek dolaba kaldırıyoruz. Soğuduktan sonra içine buz, nane yaprakları ve limon dilimleri ekleyerek servis yapabiliriz.

Rafine şekersiz şeftalili soğuk çay tarifi

Rafine şekersiz şeftalili soğuk çay için malzemeler:
  • 3 adet  Şeftali,
  • 1 su bardağı taze demlenmiş cay
  • 3 çorba kaşığı bal
  • 1,5 lt su
Rafine şekersiz şeftalili soğuk çay nasıl yapılır?

Şeftalileri yıkayıp doğrayın ve bir tencerede üzerine suyu ilave ederek 20 dk. kaynatın. Ocaktan alıp ılıyınca süzün, içine balı ve çay demini ilave edip karıştırın, dolaba kaldırıp iyice soğutun. Soğuyunca buz ve nane yapraklarıyla servis edebilirsiniz. (Her iki çayda 4 gün boyunca dolapta muhafaza edilebilir.)

Afiyet olsun 🙂

6 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

6 Yorum

Avatar
Gonca 17 Mayıs 2018 - 20:38

Suna hanım merhaba
Anneliği ne güzel anlatmışsınız , kendimi buldum bu yazıda…Herseyi mükemmel yapacagız diye kendimize ve cevremize zarar verdiğimizin farkında
Mıyız:)
Tarifler için cok tesekkürler , kızım icetea delisi ama ben içirmek istemiyorum. En kısa zamanda deneye ceğim . Hatta beraber yaparız belki onunla…

Reply
Suna
Suna 19 Mayıs 2018 - 10:36

Gonca hanım çok sevindim begenmenize benim oğlumda çok seviyor, sağlıklı olduğunu bilmek içimi rahatlatiyor? Afiyet olsun ?

Reply
Avatar
Canan 17 Mayıs 2018 - 22:47

Suna Hm , çok güzel on yazı ve tarifler vermişsiniz. Şeftalili soguk cay yapmisligim var , fakat limonlusunu hiç denememiştim .. bir de dondurma tarifi mutlaka deneyeceğim . Tariflerinizin devamını bekliyoruz ?

Reply
Suna
Suna 19 Mayıs 2018 - 10:38

Canan hanım çok teşekkür ederim güzel yorumlarınıza afiyet olsun? sevgiler.

Reply
Avatar
Eveim 18 Mayıs 2018 - 10:24

Şeftalili soğuk çayı denedim gerçekten çok lezzetli ve pratik emeğinize sağlık 🙂 sırada dondurma var mutlaka deneyeceğim. Annelik adına yazdıklarınıza da katılıyorum zamane helikopter ebeveylerden olmaya gerek yok kasmamak lazım 🙂

Reply
Suna
Suna 19 Mayıs 2018 - 10:39

Merhaba çok teşekkür ederim. Denemenize ve begenmenize çok sevindim? sevgiler.

Reply

Yorum Yaz