Pozitif Disiplin

Zehra Altınkese
0 Yorum

Bir bitkinin yaprakları kuruduğunda veya böceklenmeye başladığında sorunu o yaprağı koparıp atarak mı; yoksa bitkinin köküne su vererek mi çözeriz? Önce bitkinin probleminin ne olabileceğini düşünürüz değil mi? Mevcut sorunu, “soru” boyutuna dönüştürerek duruma uygun bir yanıt bulmaya çalışırız. Tıpkı bitki gibi, çocuk da bir problemi olduğunu yanlış davranışlar sergileyerek anlatmaya çalışır. Yaptıklarıyla ebeveynlerine bir mesaj iletme amacı taşır. Peki çocuk neden bu tarz davranışlarda bulunur, yanlış davranışlar sergilerken aslında ne anlatmaya çalışır hiç düşündünüz mü? Bu sorunun tek bir yanıtı olmadığı gibi altında yatan pek çok neden olabilir. Gelin hep beraber inceleyelim 🙂

Çocuklar Neden Yaramazlık Yapar?

İlgi çekmek istiyor olabilir: Çocuklar anne-babalarının ilgisini çekmek için her şeyi yapar. Çocuğunuzun acıktığını ve karnını doyurmak istediğini varsayalım. İlginiz ekmek olsun, eğer siz onunla yeteri kadar ilgilenmeyip istediği ekmeği vermezseniz, çocuğunuzun aç kalacaktır. Peki ya aç kalan çocuk ne yapar? Karnını doyurabilmek için, çokta iyi bir alternatif olmayan bayat ekmeği yemeyi tercih eder. Çocuklarımız yaramazlık yaptığında ilgisiz kalamayız değil mi, kızarak da olsa ona ilgi gösteririz. İşte çocuk, ilgisizliğinizle aç kalacağına, bayat ekmek misali sunduğunuz kızgın ilginize razı olacak ve yaramazlık yaparak ilgi görmeye çalışacaktır.

Öç almak istiyor olabilir: Çocuklar, kendilerine kötü davranıldığını veya haksızlığa uğradıklarını düşündüklerinde kötü davranışlarda bulunabilirler.

Güçsüz hissedebilir: Çocuklar kendilerini güçsüz hissettiklerinde, arkadaşlarına veya aileden birisine kızıp vurabilir ya da başka bir şekilde onlara zarar vermek isteyebilirler.

Üzülmüş hissedebilir: Çocuklar üzüldüğünde ebeveynlerinden beklentileri anlayış ve sevgidir. Üzüntü halini dışa vuramayan çocuk, yaramazlık yaparak beklediği sevgiyi görmeye çalışabilir.

Yeterince büyümemişlerdir: Anne babalar beklenti ve isteklerini çocuklarının yaşına ve gelişimine uygun olarak belirlemelidir. Belki de çocuk yeterince gelişmediği için ondan beklentimizi karşılayamıyor olabilir, bu durumda yaptıklarını yaramazlık olarak nitelendirmekle çocuğa haksızlık etmiş oluruz.

Pozitif Disiplin Nedir?

Pozitif disiplin, çocuklara neyi yanlış yaptıklarını anlamaları hususunda yardımcı olup, onların duygu ve sorunları üzerinde çalışarak yeni çözümler üretmelerine odaklanır. Ebeveynlere çocuklarını anlamaları konusunda yol gösterir. Yapılan davranışın altında yatan sebeplere odaklanılması gerektiğini savunur. Ödülsüz, cezasız, bağırıp çağırmadan, çocuğu dövmeden ve ona kötü hissettirmeden topluma yararlı bir birey olarak yetiştirme amacını taşır. Pozitif disiplin, çocuğunuzla sağlam bir ilişki kurmanızla mümkündür. Bu ilişkinin temelini de “Net Sınırlar ve Sınırlar Aşılırsa da Net Sonuçlar” oluşturmaktadır.

Pozitif Disiplin Teknikleri Nelerdir?

Karşı çıkışınız uygunsuz davranışa olsun; çocuğa değil: Çocuğa eleştiriyi en az seviyede tutmalı ve sadece çocuğun davranışlarını eleştirmelisiniz. Asla ama asla çocuğun kendisini değil. Örneğin çocuğunuzun daha terli toplu olmasını istiyorsanız, “çok dağınık bir çocuksun” demek yerine; “etrafı dağıttıktan sonra toplamadığında bu durumdan rahatsız oluyorum” diyebilirsiniz.

Görmezlikten gelin:  Çocuğunuzdan küfür ya da kötü söz duyduğunuzda yapmanız gereken en önemli şey tepki vermemeniz yani hiçbir şey yapmamanızdır. Çok komik ya da sevimli bir şey bile olsa, tekrarlanmasını istemediğiniz davranışlara gülümsemeyin; çünkü hangi davranışa ilgi gösterirseniz o davranış pekişir.

Sarılın: Çocuğunuza “bana sarılmana ihtiyacım var” diyebilirsiniz. Yapmakta zorlandığı bir durumda ona sarılarak varlığınızı belli edebilir ve zorlandığı her ne ise birlikte yapmayı teklif edebilirsiniz.

Çocuğa kendisinden ne beklediğinizi açık ve net bir şekilde söyleyin: Çocuğa sadece yapmaması gerekenleri değil; yapmasına müsaade ettiklerinizi de söyleyin. Eğer çocuğunuz elindeki oyuncakları fırlatma davranışına sahipse, odasındaki bir köşeyi bunun için düzenleyebilirsiniz. Herhangi bir yerde fırlatma davranışında bulunduğunda ise “burası oyuncaklarını atmak için uygun bir yer değil; odana gidip köşende oyuncaklarını fırlatabilirsin.” diyebilirsiniz.

Göz temasında bulunun: Çocuğunuzun yanına gidip onunla aynı göz hizasında olacak şekilde çökebilir ve gözlerinin içine bakarak konuşabilirsiniz. Bu yaklaşımınız çocuğunuza kendini değerli hissettirecektir.

Çocuğunuzu değişikliklere ve ara durumlara hazırlayın: Bazı durumlarda çocuklar değişimlere ayak uydurma konusunda direç gösterip, mevcut durumunu korumak isteyebilir. Örneğin, oyun oynamaya dalmış olan çocuğunuza “10 dk sonra evden çıkıp alışveriş merkezine gideceğiz, yavaş yavaş oyuncaklarını topla da yola çıkalım” dediğinizde, çocuğu yeni duruma hazırlamış olacaksınız.  Benzer şekilde “Seni son bir kez daha salıncakta sallayacağım sonra eve gideceğiz” diyerek eve gitmek istemeyen çocuğunuzu, ortam değişimine hazırlayabilirsiniz..

Merak uyandırıcı sorular sorun: “Ohhh, etraftaki karışıklığa bak ne yapsak acaba?”, “Dışarısı çok soğuk, üşümek istemiyorsan üzerine ne giymelisin?” Tüm bu sorularla çocuk her sorunun bir çözümü olduğunu, kendi yaptıklarından sorumlu tutulacağını öğrenmiş olur.

Çocuğa yapması gerekeni öğretin: Bazı durumlarda çocuğunuza ne yapması gerektiğini söylemeniz gerekebilir, çünkü çocuklar bazen nasıl bir davranış sergilemesi gerektiğini bilmiyor olabilir. Örneğin çocuğunuz kedinin tüylerini çekiştirmeye çalışıyorsa, ona kızıp yapma demek yerine kediyi nazikçe sevmesini söyleyebilir ve ona bunu gösterebilirsiniz.

Ağlamadan istemesini sağlayın: Mızmızlanarak ya da ağlayarak sizden bir şey isteyen çocuğunuza istediğini verirseniz, bu durumun devamının geleceğini unutmayın. “Güzel istersen olur. Ağlamadan söylersen istediğini vereceğim.” diyerek, ağlamanın geçerli bir yöntem olmadığını ona gösterebilirsiniz.

Olumlu komutlar verin: “Öyle konuşma” demek yerine “Daha güzel kelimeler seçebilir misin?” diyebilirsiniz. “O senin oyuncağın değil bırak onu elinden.” demek yerine “O Ayşen’in oyuncağı sen ne ile oynamak istersin?” diye sorabilirsiniz. Bu yöntem, çocuğunuzun da olumlu davranışlar sergileme eğilimini arttıracaktır.

Tutarlı olun: Çocuğunuz bir komuta  veya kurala uymadığında bunun belli sonuçları olmalıdır. Örneğin, çocuğum saat 21.00’da uyuyacak  kuralınız, çoğunlukla uygulanamıyorsa davranışlarınızda tutarsızlıktan söz edilebilir. Bu durumda kuralı tekrar uygulamak istediğinizde ise çocuğunuzun itirazıyla karşılaşabilirsiniz. Anne-baba olarak bu noktada kararlı ve net tavrınızı sürdürebilirseniz çocuğunuzun itirazları kısa sürede son bulacak ve istenilen davranış rutine oturacaktır.

Sonuç olarak, çocukların davranışlarının altında yatan sebebin, anne-babalarına bir mesaj iletmek olduğu unutulmamalı, davranış problemlerinin asıl kaynağı anlaşılmaya çalışılmalıdır. Bunu yaparken de anne-babalar önce kendilerini disipline edebilmeli, kızgınlık anındaki dürtüsel tepkilerinin önüne geçmeyi başarabilmelidir. Ebeveynlerin olaylara tepki vermeden önce “Çocuğumun ne öğrenmesini istiyorum? Bunu ona en iyi nasıl öğretebilirim?” şeklinde düşünmeleri çocuklarıyla kuracakları iletişim açısından önemlidir.  Bu bakış açısıyla birlikte, pozitif disiplin tekniklerinin de yardımıyla kurulan iletişim daha da güçlenecektir.

Zehra ALTINKESE

Psikolog

Kaynakça: Yusufoff, Y. (2012). Bebeklikten Ergenliğe Pozitif Disiplin. Timaş Yayınları, İstanbul.

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz