Haftasonu Kaçamağı: Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi

Berna Salkaya
0 Yorum

Mevsim yaz olunca şehirde hafta sonu etkinlikleri yazılarıma uzun bir ara vermiştim. Pera yazın büyük bir kısmını yazlıkta anneannesi ve dedesiyle geçirdi. Dolayısıyla çeşitli araştırmalar, tavsiyeler ve keşifler sonrası oluşturduğum “çocukla gidilebilecek yerler listesi” Pera’nın dönüşünü bekliyordu. Kendileri geçtiğimiz hafta İstanbul’a dönünce hiç vakit kaybetmeden hafta sonu küçük bir aile gezisi yapalım istedik. Yazlıktaki özgür ortamda, uyku harici tüm zamanını parkta ya da bahçede geçirdiği için hafta sonu da yine benzer konseptte bir yer seçip dilediğince koşup oynayabilsin dedik ve rotamızı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi olarak belirledik.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi nerede?

Nezahat Gökyiğit botanik bahçesi İstanbul’un en merkezi lokasyonlarından biri olan Ataşehir’de yer alıyor. Bir aile büyüğümüzün tavsiyesi üzerine keşfettiğim böylesine büyük bir bahçenin, şehrin göbeğinde olmasına çok şaşırmıştım. Bahçe kendi aracınızla ya da toplu taşıma yoluyla kolaylıkla ulaşım sağlayabileceğiniz bir lokasyonda bulunuyor, detaylı lokasyon bilgisine web sayfaları üzerinden ulaşmanız mümkün.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi çocuklar için uygun mu ?

İstanbul’da binalar arasında sıkışıp kalmış çocuklar için yemyeşil bir ortam sunan Nezahat Gökyiğit botanik bahçesi çocukların keyifle koşup oynayabileceği çok huzurlu bir ortam sunuyor ziyaretçilerine. Girişte yer alan yapay havuz içerisinde yüzen ördekler ve balıklar sayesinde sımsıcak bir görüntüye kavuşan bahçe daha ilk andan itibaren çocukları kucaklıyor bana kalırsa. Öyleki ilk defa ördek gören minik kızım o kadar heyecanlandıki , havuz kenarında onu kontrol altında tutabilmek için epey çaba sarfetmemiz gerekti.

Havuzun üst kısmında küçük bir çocuk oyun alanı yer alıyor, bahçeyi gezdikten sonra burada da vakit geçirmeniz mümkün. Zaten Pera gibi küçük çocuklar için bu bahçe ördekler ve çocuk parkından ibaret bana göre. Yaşı daha büyük olan ve bitkileri tanıyabilecek çocuklar ise farklı adaları gezerek bitki koleksiyonları hakkında fikir sahibi olabilirler.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi yorumları:

  • Bir hatıra ormanı olarak oluşturulan bu bahçe, yeşili koruma ve doğayı tanıtma misyonu yüklenirken, tamamen gönüllülük esasına göre hizmet veriyor. Herhangi bir botanik bahçesi ya da parka girerken az da olsa bir ücret ödemeniz beklenirken, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi giriş ücreti almıyor. Bahçe girişinde sadece bağış yapmak isteyip istemediğinizi soruyorlar. Bu, İstanbul’da çok alışkın olmadığım bir yaklaşım olduğu için kendilerini takdir ediyorum.
  • Botanik bahçesi içerisinde yer alan piknik masaları burada daha uzun süre vakit geçirebilme olanağı sağlıyor. Piknik derken aklınıza hemen mangal konsepti gelmesin. Küçük bir sepet hazırlayarak keyifli bir kahvaltı ya da çay saati yapabilirsiniz burada, zaten alan içerisinde ateş yakılmasına izin verilmiyor.
  • Çalışanlar çok yardımsever ve içten. Gitmeden önceki cuma günü bilgi almak için aradığımda telesekreter sistemi beni yanıtlamış ve bende geri dönmeyeceklerini düşünmeme rağmen küçük bir not bırakmıştım onlara. Yaklaşık yarım saat sonra beni aradılar ve sorularıma ilgiyle yanıt verdiler. Hem ücretsiz hizmet verip, hemde bu kadar insancıl yaklaşımlarda bulunmaları sizce de çok tatlı değil mi ?
  • Bahçe biraz engebeli olduğu için, bebek arabası kullanmak için çok uygun değil. Eğer 1,5-2 yaşında bir çocukla burayı ziyaret edecekseniz arkasından koşturmak sizi biraz yorabilir.
  • Bu bahçe farklı yaş gruplarındaki çocuklar için çeşitli eğitimlerde veriyor. Hafta sonu çalışanlar bahçede bulunmadığı için eğitim içerikleri hakkında detaylı bilgi alamadım fakat telefonda konuştuğum bayanın verdiği bilgiye göre yaklaşık 1 saat süren bu eğitimlerde çocukların doğayı tanıması ve doğayla iç içe olması amaçlanıyor. Her mevsim değişen ders içerikleri arasında “Ormanda Drama” dersine bile yer veren kurum en küçük yaş grubu olarak anaokulu çağındaki çocukları belirlemiş. Sizde merak ettiğiniz eğitim içerikleri konusunda detaylı bilgilere kurumu arayarak ulaşabilirsiniz.
  • Ben İstanbul’un yoğunluğunu bir kenara bırakıp, keyifle vakit geçirebileceğiniz bu bahçeyi çok sevdim. Fikir vermesi açısından çektiğim fotoğrafları da yazımın sonuna ekliyorum, bir hafta sonu yalnızca 1-2 saatinizi ayırıp burayı ziyaret etmeyi atlamayın derim.
    Bir sonraki aktivite yazısında görüşmek üzere 🙂

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz