Ne yedin Birce? Bu doğum lekesi neyin nesi?

Birce Aydın Yerköylü
0 Yorum

Bu gün“Sizden Gelenler” köşemizde Birce Aydın Yerköylü başından geçen üzücü bir hikayeyi bizlerle paylaşıyor:

Bu yazıyı  yazmak ve yazmamak arasında çok gidip geldim. En sonunda yazarsam belki biraz rahatlarım diye düşünerek geçtim bilgisayarın başına.. Hem başımdan geçenleri anlatmak, hem de belki biraz sert söylemlerle de olsa “nasıl bu hallere geldik?” şaşkınlığımı üzerimden atabilmek için yazıyorum bu yazıyı..

Pera, 22 ay önce Amerika’da normal doğum ile dünyaya geldi. Onu kucağıma ilk aldığımda ve ertesi gün bir doğum lekesi olduğunu bilmiyordum, farketmedim.  O anki duygularım zaten çok güzel geçen bir doğum hikayesi ve Pera’nın sağlıkla dünyaya gelmesinden ibaretti. Özetle her şey olması gerektiği gibiydi. Bir sonraki gün doktor kontrolüne gittiğimizde farkettim poposunun tam sol tarafında, hafif yuvarlak sütlü kahve bir doğum lekesi olduğunu.. İlk başta algılayamadım ve  şaşırdım; sonra normal doğum yaptığımdan dolayı “acaba ezildi mi, sıkıştı mı?” diye baya düşüncelere daldım. En nihayetinde doktorumuza “bu nedir?” diye sormayı akıl ettiğimde, gülümsedi ve korkulacak bir şey olmadığını, bunun sadece bir doğum lekesi olduğunu söyledi.

Birden bu açıklamayı neden yaptığıma ben bile hayret ederek,  Türkiye’de, doğum lekesi olan bebeklerin annelerinin hamilelik döneminde izinsiz yediği yiyeceklerden dolayı doğum lekesinin oluştuğu konusundaki YAYGIN hurafeyi anlatırken buldum kendimi. Doktor bu inanışa kahkahalarla güldü ve sonra da “biz de bu çocukların özel bebekler olduğuna inanırız; bunlar işaretlenmiş, seçilmiş özel bebekler olarak dünyaya gelmişlerdir, ayrıca Pera’nın ki inanılmaz seksi değil mi Birce? Üstelik büyüyünce ister sildirir, isterse dövme yaptırır. Bence çok tatlı” dedi. Bu lekeyi asla bir sorun olarak görmesem de, yeni anne olmanın verdiği hassasiyetle gereksiz bir kaygıya kapılmıştım o an. Bunları duyduktan sonra o kadar rahatlamıştım ki, bir daha bu konuyu hiç açmayacağımı düşünerek Türkiye ‘ye döndüm.

Türkiye’ye döndükten sonra durum benim çok beklediğim gibi olmalı. Doğum lekesi görünür mü kaygısı taşımadan Pera’nın bezini değiştirdiğim bazı yerlerde insanlar “Aaaaa o ne, doğum lekesi mi,  ay ne yedin Birce, ay benim bir tanıdığımda da vardı olur olur böyle şeyler…” gibi cümleler kurmaya başladı. Yorumların ardı arkası kesilmese de umursamadım; çünkü açıklanacak ya da saklanacak bir şey yoktu;  ama bu cümleler gittiğim her ortamda, Pera’nın bezini değiştirdiğim her yerde, hatta aile arasında bile sürekli söylenir oldu, bunun devamını ise “Ne yedin, ne çaldın,  ya yüzüne gelseydi?” efsanesi takip etti. Bardağı taşıran son damla ise hamile birinin “İnşallah benim çocuğumda olmaz, olmasından çok korkuyorum.” diyerek Pera’ya acıyan gözlerle baktıktan sonra çaktırmadan eteğini açıp izine bakması ile oldu. Yakın gördüğüm insanlardan bile böylesine bir tepki almak beni fazlasıyla üzüp, yıprattı. Artık iyi niyeti sorgulamaya başladım ve üzerinden zaman geçmiş olmasına rağmen bu konuya olan öfkem tükenmiyor…

Anne olsun ya da olmasın, lafa gelince herkes çocukları seviyor ve sahipleniyor. Öte yandan nedenini anlayamadığım bir şekilde bazı insanlar çok bencil ve hiç düşünmeden kurduğu cümlelerle bir başka anneyi kırabiliyor. Tabi ki hiç bir anne istemez çocuğunun bir kusur, bir engel ya da hastalık ile dünyaya gelmesini, ki bir çocuğun doğum lekesine sahip olması asla kusur değil. Özetle herkesi daha duyarlı olmaya ve tüm çocukları sevgiyle kucaklamaya davet ediyorum. Yaşayacağımız şeyleri seçemediğimiz bu gibi durumlarda biraz empati kurabilmek hiç bir zaman bize bir şey kaybettirmez..

sevgiyle kalın..

Birce

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz