Homeopatikleştiremediklerimizden Misiniz?

Selin Atacan Oral
0 Yorum

Derin’in 2,5 yaşında anaokuluna başlaması ile ailemizdeki hastalıkların da kat sayısı artmaya başlamıştı. Evdeki minik adamda eve gelen mikroplardan nasibini alıyordu. İş yoğunluğunda hastalık takibi ise ya evdeki babaya, ya da anneanneye kalıyordu. Ne zaman ki çaresizlik içinde kıvranıyoruz o zaman soluğu Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde alıyorduk. Derin için detayları tam olarak tespit edilemeyen alerji teşhisi konmuş olsa da, bir yanım nedensizce reddediyordu bu durumu. Evet, ben aşırı derecede alerjik bir anneydim. Bu en büyük kanıttı Derin’in alerjik olması için, ama yine de içimden bir ses hayır diyordu işte.

O hayır diyen sese inat, ekim – mayıs arası hastalıklarla boğuşarak, hastanelerin acil ya da yatan hasta katında geçiyordu günlerimiz. Hastane koridorlarında gezerken gözyaşlarıma hakim olamıyordum ve sürekli kendimi suçluyordum. Acaba neyi yanlış yapıyorum ve o küçücük beden her fırsatta Acil’de yatıyor ya da antibiyotik canavarı oluyordu??

Homeopati tedavisi nedir?

Bir gün Anaokulu’ndaki öğretmenimiz ve veli arkadaşlarımın bir kaçı “Homeopatik tedaviyi neden denemiyorsun Derin’de?” diye sordular. Dedim “O ne? Yenilir mi? İçilir mi?” Yok dediler “Alternatip bir tıp yöntemi, kişinin bağışıklık sistemini güçlendirerek, vücudun direnç kazanmasını amaçlıyorlar.” Referans olarak da, sevgili doktorumuz Sibel Spinu‘ yu önerdiler.

Önerdiler önermesine de biz bir türlü Derin’i kendisine götüremiyorduk. Ne zaman randevu alsak Derin o tarihten hemen önce hastanelik oluyordu. Yaklaşık 3 kere bu sebeplerle randevu ertelemiştik. En son ertelememizde ise Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde yaşadığımız korkunç yaklaşım, artık doktor değiştirmemiz ve farklı bir yol izlememiz gerektiğinin sinyalini veriyordu. Bu çok detaylı ve başka bir hikaye, konudan sapmamak için güncel deneyimlerimizi paylaşmaya devam etmek istiyorum.

19 Aralık 2014 tarihi artık milat oldu ve Derin’i ne olursa olsun Sibel Hanım’a götürmeye karar verdim. Derin o tarihte çok sağlıklıydı ve Sibel hanım aslında onu hastayken görmeyi tercih ediyordu. Bir türlü beceremediğimiz için de en sağlıklı haliyle görmek durumunda kalmıştı. Veeee, böylece yolculuğumuz başlamıştı.

Tedavideki adları ‘remedy‘ olan bitkisel ilaçların bizim için tanımı minicik top şekerlerdi. Bugün anlıyoruz ki, onlar aslında hayat kalitemizi arttıran minik mucizelermiş. Tedavi süreci yoğun ve uzun bir yol. Neden böyle dediğimi size yaşadığımız bir an ile anlatmaya çalışayım.

2014’ü 2015’e bağlayan yılbaşı gecesi. Saat yaklaşık olarak 01:30, yeni yılın ilk saatlerinde bizi bekleyenlerden habersiz, güzel bir gece geçirmiş olmamızı evde kutlamaya devam ediyoruz. Çocuklar mışıl mışıl uyuyor. Biz ilk defa çekirdek aile olarak evdeyiz ve birer kadeh şarap koyuyoruz kendimize. Buraya kadar her şey harika görünüyor değil mi? Peki devam edeyim. İlk yudumlarımızı ağzımıza alıp, daha yutamadan içeriden yoğun bir öksürük sesiyle, uyku sersemi ağlayan bir ses
bize yaklaşmaya başlıyor. Elimiz ayağımız birbirine karışmış bir halde, ateş ölçer ise 39,8’i göstermekte. İşte mucize burada başlıyor.

Yılbaşı gecesi o saatte olmayan oluyor ve doktorumuz telefonuna cevap veriyor. Önce sakinleşmemiz için, bizi daha ziyade beni telkin ediyor. Sakin ol sevgili anne diyor. Bu uzun bir yolun başlangıcı. Öncelikle benden önce bildiğin tedavileri ve ilaçları unut diyor. Ben Derin için gereken remedy’i vermiştim. Şimdi senden istediğim, önce öksürüğü keselim. Ateşi arttıran şey bu öksürük bunu unutma, sonra dışarısı soğuk ya, aç camı diyor. Derin soğuk havayı çeksin içine. Peki diyorum. Bu arada da nöbetçi eczaneden adını verdiği ilacı alıp geliyor Ahmet. Biz o arada salonun camını açmış sakinleşmeyi bekliyoruz. İlaç gelene kadar öksürük hafifliyor. Ateş yüksek olduğu içinde, önlem olarak doktorun verin dediği ölçüde şurubu veriyoruz. Yaşadığımız en uzun yılbaşı gecesi oluyor bu…

Ben sizlere Homeopati için teknik bilgiyi veremem. Bir anne olarak deneyimlediklerimi paylaşabilirim. Bununla da, bir çocuk bile sağlıklı olup antibiyotikten kurtulsa huzur bulurum.

Homeopati tedavisi faydalı mı?

Biz bu yolculuk içerisinde Sibel Hanım’ın sözünden çıkmamayı öğrendik. Onun izlediği tedaviye inandık ve güvendik. Bu üçüncü yılımız. Ve evet kesinlikle zor bir seçim. Çünkü uymanız gereken kurallar var. Bir kere kafanıza göre hareket edemiyorsunuz. Sibel hanım en doğru şekilde sizi yönlendiriyor. Ne zaman ki onun yolundan sapmak zorunluluğunda kalsak, ki bu süreçte sadece 2 kere oldu; o zaman her şey başa sarıyor. Homeopatik tedavi vücudunuzdan zehirli bir şeyi atmak gibi bir tedavi. Remedy uzun sürede etki ediyor. Ancak bir kere etki etmeye de başladı mı sizi iyileştiriyor. Yani burada artık önce bağışıklık güçleniyor. Vücut savaşmayı, aktif olmayı ve kontrolü ele almayı öğreniyor. Oysa ki yoğun antibiyotik ve ilaç tedavilerinde vücut hep edilgen konumda.

Eskiden ateş 4-5 gün sürerdi, şimdiyse 1-2 gün sürüyor, o da belki. Öksürük çok yoğun olur, kendini koltuktan koltuğa atardı. Şimdiyse daha rahat geçiyor. Elbette ki,sabır en önemli anahtar. Bunu bilip ona göre yürüyoruz.

Bugün Doruk ve ben de Sibel Hanım’ın hastalarıyız. Çözemediğim bir konu varsa ilaç yerine Sibel Hanım devreye giriyor. Mesela, doğum sonrasında karnımda oluşan çatlaklar yılın bazı zamanlarında çok kaşınıyor ve alerjik reaksiyon oluyor. Cildiyeye gittim ancak, sonuç alamadım. Bu sene başında yine olunca bir remedy hayatımı inanılmaz kolaylaştırdı. Aynı şekilde migren ataklarım vardı. Onun içinde bir remedy var ve ağrılar neredeyse hiç yok, ataklar da sağ olsunlar eve uğramıyorlar. Dilerim de öyle kalmaya devam ederler, zaten de hiç mi hiç istenmiyorlar. 🙂

Sabır ve güven bu yolculukta en çok ihtiyaç duyacaklarınız. Derin’in son bir tedavinin uzun sürmesi üzerine söylediği sözlerle konuya nokta koyabilirim:

“Ben Sibel Hanım’a güveniyorum ve o beni iyileştirecek. Sadece biraz sabretmek lazım şekerlerin işe yaraması için.” 🙂 Sanırım bazen o anne, biz de çocuk oluyoruz…

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz