Hafta Hafta Gebelik (40. Hafta)

Kübra Irmak
0 Yorum

Artık bundan öte yol yok 🙂

Hafta hafta gebeliğin son haftalarının değerlendirmesini yapmak üzere yine karşınızdayım. Bu haftaki yazımda, son 3 hafta için konuşacağımın altını çizmem gerekiyor; yani bir diğer deyişle, 40. hafta için söylediklerim 41 ve 42. haftalar için de geçerli.

Hazırsanız başlıyorum;

Son haftalarda annelerin bir kısmı yataklarını su geçirmez kılıflarla örtebiliyor. Bence iyi fikir, çünkü suyunuzun ne zaman geleceğini bilmiyoruz. Gecenin bir yarısı uyurken gelebilir! Artık son demler olduğu için bebeğinizin ne zaman geleceğini merak ediyorsunuzdur. O ne zaman geleceğini biliyor olsa da, bazen gelmeyi unutabiliyor. 🙂 Bilimsel çalışmalar gebeliğin son haftasını 42. hafta olarak kabul etse de, Türkiye’de genel pratik 41. haftanın son olduğunu gösteriyor. Şayet ağrılarınız 41. haftada hala başlamadıysa, doktorunuzun sizi hastaneye yatırıp doğum eylemini başlatması gerekebilir. Bunun için çeşitli metotlar olsa da genellikle uygun rahim ağzı açıklığı olmayan anne adaylarına; vaginal olarak rahim ağzını açacak ilaçlar verilebilmektedir.

40 haftalık bebeğin büyüklüğü ne kadardır?

Artık karnınızda karpuz büyüklüğünde bir bebeği taşıdığınızı kabul edebilirim. 🙂 Bu haftalarda bebek kilosu 3000-4500 gram arası değişebilmektedir. Boyu ise 48-56 cm arasında oynamaktadır.

40 haftalık bebekte olan değişimler nelerdir?

40. gebelik haftasında çok büyük bir değişiklik yok. Saçlar ve tırnaklar uzamaya devam ediyor. Akciğer ve beyin gelişimi de aynı şekilde gelişimini sürdürüyor.

Özetle dışarıya çıkınca yaşayacak kıvamda olan bebek, anne karnında gün dolduruyor diyebiliriz. 🙂

40 haftalık gebelikte annede olan değişiklikler nelerdir?

Son haftalarda yaşadığınız hamilelik semptomlarında da aslına bakarsanız çok büyük bir değişiklik yok.

Hamilelikte Ayak Krampları: Pelvik baskı; bebeğinizin başı aşağı indikçe daha da artacak ve bu da son haftalarınızda ayaklarınızda daha yoğun bir şekilde kramp hissetmenize neden olacak. Doktorunuz daha rahat hareket etmenize ve uyumanıza katkı sağlayacak bir takım tavsiyelerde bulunmuştur eminim. Ben de size kramptan sakınma yöntemi olarak ayaklarınızı gerdirmenizi öneriyorum.

Hamilelikte Uyku Problemleri: Bu konu da da malesef bir değişiklik yok 🙂 Uyuyamıyorsanız, kendinizi yoracak aktiviteler yerine dinlendirici aktivitelere zaman ayırmaya çalışın.

Hamilelikte Yorgunluk: Yorgunluğun en temel nedeni uykusuzluk, eğer imkanınız varsa gün içerisinde şekerlemeler yapmayı deneyin. Bu kısa uykular bile kendinizi biraz daha zinde hissetmeniz için size iyi gelecek.

Hamilelikte Anksiyete/Endişe: Endişelenmeyin demek çok kolay biliyorum. 🙂 Doğum olayı her kadın için çok özel bir deneyim haklısınız; fakat kendinizi endişelendirmek yerine bebeğinize kavuşacağınız anı hayal etmeye çalışın. Neticede bebeğiniz eninde sonunda yanınıza gelecek. 🙂 Unutmayın ki, endişe seviyenizin artması size yarar sağlamayacak. O yüzden paniklemek yerine, hamileliğinizin son günlerinin tadını çıkarmaya bakın. 🙂

Hamilelik Kasılmaları:

Yalancı doğum sancıları adı verilen sancılar, artık hepiniz biliyorsunuz adını – Braxthon-Hicks– gerçek doğum sancılarına dönebilir. Ağrılar sıklaşır ve şiddetlenirse doğum yaklaşıyor demektir.

Bu dönemde doktorunuz daha sık bebeğinizi kontrol etmek isteyebilir. Herhangi bir sorun olup olmadığını tespit etmek için de, her kontrolde NST cihazı ile bir araya gelebilirsiniz. USG’de suyunuzun miktarının kontrol edilmesi de diğer bir kontrol yöntemidir. Yapılması gereken bu kontroller sonucunda, doktorunuz bebeğinizin dışarı çıkarılması gerektiğine karar verebilir. Hatta sancılarınızı başlatmak için beklemeyebilir. Endişe etmeyin ve doktorunuza güvenin.

Sözlerime son vermeden önce doğum süreci ile ilgili sizlere hatırlatmak istediğim bir kaç şey daha var:

Doğum işi ebe ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının olduğu kadar annenin de sorumluluğunda olan bir eylemdir. Anne adayı doğum süresince verilen yönlendirmelere uymadığı sürece, bebeğin kendiliğinden doğması mümkün olmayacaktır; dolayısıyla bunun bir takım oyunu olduğunu unutmayın. 🙂

Son olarak şunu da eklemek istiyorum. Aksi belirtilmediği sürece, hamileliğiniz boyunca ne kadar aktif bir hayatınız olursa o kadar kolay bir doğum gerçekleştirirsiniz. Kadın olarak hepimiz doğuştan bu yeteneğe sahibiz, o yüzden yukarıda da belirttiğim gibi endişeleri bir kenara bırakın. Bunca kadın başarıyorken, siz neden başaramayasınız ki??

Size öncelikle sağlıklı ve kolay bir doğum, sonrasında bebeğiniz ile birlikte mutluluklar diliyorum.

Sevgiler..

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz