Gelecek de Bir Gün Gelecek

Sinem Yiğit
0 Yorum

 

Sosyal medya üzerinden bazı hesapları takip ediyorum. Anne-çocuk kamp için 3 günlüğüne Kaz Dağları’na gidiyorlar, baba-çocuk İtalya’ya gezi düzenleniyor, izcilik/kampçılık hatta glamping fotoğrafları profilleri dolduruyor. Nasıl özeniyorum, anlatamam. Oğlum bir an önce büyüsün de biz de gidelim diye gönderilere yorumlar yazıyorum, babasına ballandıra ballandıra anlatıyorum ki özendireyim şimdiden, fikre alışsın.

Bu arada bizim oğlan daha 7 aylık. Doğmamış çocuğa don biçme hikayesi vardır ya, ben de önümüzdeki 3 seneyi doldurmuşum, 3. seneden itibaren gezi hayalleri kurmaya başlamışım bile. Geçen gün bu durumun vehametine aynadaki halimi farketmemle uyandım. Hayır tabi ki aynaya her gün bakıyorum çocuğu eylemek maksatlı, ama kendimi fark etmem tam 7 ayımı almış. Kırkım çıktıktan sonra kestirdiğim “anne saçı”ma rağmen tepemdeki lohusa topuzu, yorgunluktan ve uykusuzluktan şiş gözler, orantısızca kaslanmış kollar (çocuk 10 kilo) ve yüzde yüz eminim ki çocuğu taşımaktan 2 cm kısalmış yeni halimle arz-ı endam ediyorum. İşte o an uyandım sanırım.

Benim çocuğuma, daha doğrusu bundan sonra çocukla geçecek Sinem halime alışmam tam 6 ayımı aldı. O 6 ay içinde akarsuya karşı yüzme inadıyla yaşadım. Ben tabi ki online derslerime devam edecektim, köpeğimi her gün gezdirecek ve bahçede onunla oyun oynayacaktım, gece geç saatlere kadar oturabilirdim, evimi temizleyip yemek yapmak hatta üzerine bir de kocamın sevdiği kekten patlatmak hobim olacaktı. Tamam, ilk 2 ay yardım almalıydık muhakkak, ona bir şey demiyordum. Fakat sonrasında hayat eski düzeninde devam edebilirdi – etmeliydi de.

Etmiyor, olmuyor. O iş gerçekten öyle değil. Çocuk oynuyor, ağlıyor, susuyor, sadece kucağında olmak istiyor, bir kere zaten daha hamileyken tüm uzmanlar, tüm analar ve tüm kitaplar çocuğa bir rutin oluşturmaktan bahsediyor. Ve her nedense o rutin senin rutininle pek örtüşmüyor. Tamam en geç 19:30’da uyuyan ve gecede bir kez beslenmek için mızırdayan bebeğinin olması mükemmel, fakat sen çocuksuz zamanındaki gibi gece yarısı yatmakta ısrarcı olursan 6:30’da uyanan bebeğin sana sol kroşeden sağlam geçirmiş oluyor.

6. ayın sonunda pes ettim. Son 10 yıldır “bu nasıl bir şey ya?” dediğim “akışta kalmak” eylemini oğlum bana o güzel gözlerini süze süze öğretiyor. Akışta kal Sinem. Yeni hayatına uyumu sen sağlayacaksın, o sana uymayacak. İnat etme artık. Yeni bir hayat, yeni rutinler, yeni alışkanlıklar girdi yaşamınıza, kabul et, tadını çıkarmaya başla. Son bir aydır gece ekstradan mızırdandı diye oflamıyorum artık mesela. Uyanır uyanmaz, ki en geç 7:30 oluyor, tavşanımız Bay Ponpon’u zıplatarak oğlanı kahkahalara boğabiliyorum ve işin garibi bu durumdan inanılmaz zevk alıyorum. Önümüzdeki süreyi geçip de 3 sene sonraki tatil planlarına yerleştirmiyorum bizi, şimdi ilk defa gördüğü yağmur damlasına şaşırmasını izliyorum.

Yine yine yeniden diyeceğim şudur ki, kim kime yeni şeyleri öğretiyor bilmiyorum. 

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz