Dubai’de Çocuklu Yaşam

Sizden Gelenler
0 Yorum

Herkese merhaba 🙂

Daha önce Amerika’da doğum ile ilgili merak edilen her şey başlıklı yazımı okuyanlar beni hatırlayacaklar. Yurt dışında doğum  yapmış ve özellikle anne olduktan sonra yaşantısının büyük bir bölümünü Türk toprakları dışında geçirmiş bir anne olarak bugün de sizlere yurt dışında yaşam konulu bir içerik hazırladım. 🙂

Baştan uyarayım, bu konuda söyleyecek epeyce şey var aklımda; dolayısıyla bunu bir yazı dizisi olarak anlatmak daha mantıklı olacak.

Amerika’daki doğum serüveninden sonra bu sefer rotayı çok başka bir coğrafyaya çeviriyoruz:

DUBAİ

Dubai özellikle son dönemde pek çok insanın radarına girmiş durumda. Buradaki imkanlar, yaşam koşulları oldukça merak ediliyor. Bana kişisel olarak gelen soruların yanı sıra, Berna’da yurt dışında yaşam konusuna okuyucuların büyük bir ilgisi olduğunu söyleyince bende merak edebileceğinizi düşündüğüm tüm sorulara yanıtlar vermeye çalıştım.

Bakalım bu serinin sonunda Dubai’yi yaşamaya değer bir yer olarak görecek misiniz? Hazırsanız başlıyorum:

Dubai de yaşamın çocuklar için avantajları nelerdir ?

İlk soru özellikle burada yaşamayı düşünen annelere bir cevap niteliğinde olsun istiyorum. 🙂 Söz konusu coğrafya Arap Emirlikleri olunca sadece anneler değil aslında tüm ebeveynlerin aklına gelen ilk soru bu oluyor. Bu soruya 2,5 yaşında bir kızı olan, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşamış, aynı zamanda da doğma büyüme Tekirdağ’lı bir anne olarak dürüstlükle yanıt vermeye çalışacağım.

Çalışan anneler için en kritik konu olan “bakıcı” meselesi ile başlayalım. Gerçi çalışmayan bir anne olup yine de destek almak isteyebilirsiniz -benim gibi- 🙂  Bu ülkede hizmet eden Filipinli oranı çok yüksek. Evinizin durumuna göre yatılı, günlük veya saatlik filipinli bakıcılarla anlaşabilirsiniz, ki bu ülke için çok lüks bir konu değil. ( Maliyetler ile ilgili çok daha detaylı ve açıkça rakamların yer aldığı bir yazı da paylaşacağım.)

Bakım kısmını hallettiğimize göre, gelelim oyun /eğlence kısmına. Dubai bunun için derya deniz. O kadar çok alternatif var ki saymakla bitmez. Parklar, oyun yerleri, aktiviteler… Peki Birce bu gibi yerlerin maliyeti ne? Ya da çocuk ile bir günde ne kadar para harcanır? sorularını duyar gibiyim. Siz şimdilik oldukça fazla alternatifiniz olduğunu bilin, maliyetler kısmında bu kısma da detaylı bir şekilde yer vereceğiz. 🙂

Ayrıca en, en önemli konulardan biri Dubai’de eğitim konusu. Sürekli araştıran ve eğitim konusunu çok önemseyen bir anne olarak, şüphe etmeniz gereken bir durum olmadığını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. 2,5 yaş grubu için eğitim veren gerçekten çok iyi kurumlar var. Burada yaşamaya başlamış ve çok iyi İngilizce konuşan çocuklar görmeniz son derece normal. Ülkenin eğitimi oldukça iyi . ( Dubai’de okulların aylık maliyetleri konusuna yine maliyetler konusunda değineceğiz.)

Dubai de yaşamın çocuklar için dezavantajları nelerdir ?

Dürüst olacağız demiştik değil mi 🙂 Öyleyse biraz da dezavantajlarından bahsedelim:

Benim ilk aklıma gelen ve sanırım Pera’nın en çok tekrarladığı cümleler şunlar: “Ananem nerede? Dedemi özledim, gidelim. Arkadaşlarım ile oynamak istiyorum…”

Açıkçası bu cümlelerin üzerine zaman zaman duygusallaştığım anlar olmuyor değil. Sonuç olarak 2,5 yaşındaki bir çocuğun nerede olursa olsun en önemli ihtiyacı sevgi, dolayısıyla bu sorular son derece normal. Çocuğunuz size bu soruları yönlendirdiğinde siz de ister istemez etkileniyorsunuz, fakat öte yandan bir çocuğa olayları nasıl aktardığınız, anlattığınız çok önemli. Çocuklar her duruma kolaylıkla adapte olabilen varlıklar, dolayısıyla bu adaptasyonun ne kadar hızlı olacağı ise sizin elinizde. Eğer bu konuda kaygılarınız varsa önce kendi kafanızdaki soru işaretlerini ve niye burada olduğunuzu sorgulamanızı öneriyorum.

Dezavantaj olarak değerlendirdiğim diğer bir konu ise Dubai’nin “sokak kültürü olmayan” bir ülke olması. Ne mi demek istiyorum? Yani çocuğunuz Türkiye’deki gibi, dışarıda gördüğü bir çamur birikintisinde bir arkadaşı ile hoplayıp zıplayamayacak, malesef burada böyle bir ortam yok 🙁

Aynı şekilde dil problemi de çocuklar için bir dezavantaj gibi görülebilir.  Kendini daha yeni yeni ifade etmeye başlamış bir çocuk, yabancı bir ortamda zorlanabiliyor. Bu durum dünyanın neresine giderseniz gidin, aşmanız gereken bir konu; ama gözünüzde büyütmenizi gerektirecek bir durum değil, en nihayetinde geçici 🙂 Eğitim sürecine devam edip, adaptasyon konusunda çocuğunuza gereken desteği sağlarsanız çocuklar bu zorlukları kolaylıkla aşabiliyor. Sonuçta, çocuklar ırk, dil, din ayırmaksızın oyun oynayabiliyorlar. 🙂

Son olarak negatif sayabileceğim bir konu daha var. Burası çok zengin bir ülke. Siz ne kadar para kazanırsanız kazanın onların mal varlığına, dünyasına yetişemezsiniz. Çocuğunuz ileriki yaşlarda, tüm bu zenginliği olması gereken bir şeymiş gibi düşünerek size karşı fazla talepkar davranabilir.(ferrari satın almak gibi..) Bana kalırsa bu yaşanabilecek en büyük sıkıntılardan biri, bunu önlemek için de en baştan kontrollü davranmakta fayda var.

Çocuğum Arap kültürü içerisinde büyürse bu durum ona ileride dezavantaj oluşturur mu ?

Net olarak belirtmek isterim ki böyle bir kaygı son derece gereksiz. Detaylı bir şekilde anlattığımda içiniz daha da ferahlayacak.

Katar, Abu Dhabi ve Dubai de yaşamış, zaman geçirmiş bir anne olarak durumu şu şekilde özetleyebilirim:

Bu üç lokasyon da homojen dağılıma sahip, yani içerisinde çok sayıda turist ve yabancıyı barındırıyor. Lokal kısım ile birlikte dengeli bir çoğunluktan bahsediyoruz ki sıralama yapmak gerekirse yerel halk ile temasın en fazla olduğu yer Katar, en az olduğu yer ise Abu Dhabi.

Gelin biraz da başka bir açıdan bakalım. Sonuç olarak yabancı bir ülkede çalışıyor, oranın parasını kazanıyor, oranın sefasını sürüyor ve çocuğumuzu iyi bir ortamda büyütüyorsak, orası hakkında kötü şeyler söylemeye çok da hakkımız yok. Üstelik çoğumuz imkanları daha cazip bulduğumuz için böyle bir değişiklik yapıyoruz. Arap coğrafyasında Arapları göreceğimizi bilerek buraya geliyoruz.

Sosyal ortamlarda Araplarla arkadaş olma şansımız elbetteki var; ama bu oldukça düşük bir ihtimal. Tıpkı bizim gibi, onların da kendilerine ait bir hayatı var. Nasıl Türkiye’de bir çok milleti yoğun olarak her yerde görebiliyorsak aynı durum burası için de söz konusu. Tabi ki arkadaşlık yapacağız, tabi ki çocuklarımız onlardan etkilenecektir. Bunun nesi çok kötü olabilir ki ? Fazla abartıldığında bu konu ayrımcılığa kadar gidiyor..

şimdilik bu kadar 🙂

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, benim için yazması çok keyifli bir içerik oldu, umarım okurken sizler de aynı ölçüde keyif alabilirsiniz. 🙂

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz