Doğuma Hazırlık ve Bebek Bakım Kitapları

Sinem Yiğit
1 Yorum

Hamile olduğunu öğrenen bir kadın ilk olarak ne yapar? Ya bebeğe hiç giydirmeyeceği bir ayakkabı alır ya da benim de yaptığım gibi gider eline gelen tüm hamilelik/bebek kitaplarını toplar.

Hamile olma halinden o kadar bihaberdim ki öğrendiğimde, kitap araştırmaya nereden başlayacağımı bile bilmiyordum. “Hangi bilgiye ihtiyacım var?”, “Acaba aldığım kaynak ne kadar doğru?”, “Hangi sırayla okumak daha doğru olur?” gibi sorularım bitmiyordu. Hem bebeğin gelişimi ile ilgili kitap edinmeliydim hem beslenmemle hem de doğumla. Kafa karışıklığına o kadar açık bir durum ki hamilelik, rahat olmaya çalışıp teker teker gelin demek bana çok iyi gelmişti o ara.

Öncelikle şunu belirteyim ki hamile kalmadan okuduğum herhangi bir anne-bebek-doğum-bakım kitabı mevcut değil. Yalnız şöyle de bir istisna var ki, satın almaya başlamıştım. Özellikle bir tanesinden bahsetmek istiyorum: Ina May’in Doğuma Hazırlık Rehberi. Her nedense bu kitap bir kült oldu son zamanlarda. Ben aldığmda yeni basımı yapılmamıştı ve piyasada çok zor bulunuyordu. Nasılsa hamile kalacağım bir gün diye düşünüp kapmıştım resmen. E peki ne oldu, 50. sayfadan sonra sıkıldım ve hatta kitap bana ağır geldi. Hamile kalıp bir şekilde bu “sektörün” içine düştüğünüzde bazı şeyler anlamını buluyor. Bence Ina May de böyle bir kitap. Genel olarak normal doğumu sonuna kadar destekleyen bir ebenin kurduğu kurum üzerinden doğum örnekleri anlatılıyor kitapta. Doğumun fizyolojisini ve doğum örneklerini okumak hamileye çok iyi geliyor fakat orada çok ince bir çizgi var, en azından benim için öyle bir çizgi oluştu. Şöyle ki, kitap normal doğumu o kadar fazla işliyor ki iş bir yerden sonra benim için fanatizme döndü. Bu da hassas bünyeler için maalesef normal doğum olmazsa her şey bitti, lanet olsun kahretsin engellendim, vb. hisler doğurabilir. Eğer alıp okuyacaksanız bu kitabı ve hamileyseniz, nacizane tavsiyem şunu unutmayın; her bebeğin, her doğumun ve her annenin yolu kendine özel, önemli olan da sizin içinize sinmesi.

Dediğim gibi hamile olmadan bu kitabı almıştım ve ancak hamile kaldıktan sonra başladım. Ama hamile olduğumu öğrendiğimin ertesi günü ofisin altında bulunan kitapçıya girip, kendi çapımda seçici davranarak birkaç kitap satın aldım. Bunlardan ilki o kadar hiçbir şey bilmiyoruz ki, elimizin altında bir yol haritası gibi hap bilgiler versin diye aldığım Hamilelik Takvimi kitabıydı. Bu kitabı çok severek takip ettik, ettik diyorum çünkü yatağımızın başucunda duruyordu ve biz hafta geçişlerinde eşimle birlikte ufaklığın gelişimine dair notlar okuyorduk. Tek solukta bitirmelik ve fazla beklentiyle okunacak bir kitap değil anlayacağınız. Gelişim notlarıyla birlikte kitapta annenin uygulayabileceği keyifli bilgiler de var. Mesela kuru fırça ile cilt bağ dokusunu güçlendirmenin çatlaklara faydası, soğuk duş, bir iki dinlenme tavsiyesi, mide bulantısı için tarifler gibi gibi.. Bunun yanında bana bir büyük artısı daha oldu bu kitabın. Bir kadın hamileliğe ve bunun psikolojisine erkeklerden daha çabuk adapte olabiliyor. Genelde benim gördüğüm, yeni baba adayının ilgisini bir şekilde çekmeniz gerektiği 🙂 tabi ki şanslıysanız sizden önde giden, kitaplar videolar deviren eşiniz de olabilir, şükredin. Ama genele vurduğumda ve benim eşim de bu genele dahil, ilgisini çekmek, konuya dahil etmek aa ne güzelmiş, bak şöyleymiş, bu da böyleymiş demek gerekiyor. Bu kitap bana bu konuda çok yardımcı oldu diyebilirim bu yüzdenGenelde erkekler konuya çok müdahil olamayabiliyorlar, onları da dahil etmek için aslında yararlı bir kaynak diyebilirim bu kitaba.

İkinci kitabım da o ara yeni çıkan Emiyor Mu? #hıhıeved kitabıydı. Yani bir anda popüler olmuş ve herkesin bayıldığı bir kitap. Ben de yer yer sevdim hatta giriş bölümünü daha kitapçının içerisinde okuyup bitirdim, eşime de parça parça okudum ve epey güldük. Kitap bana biraz farklı tarzda geldi, çok içine sarmadı ilerleyen bölümlerinde. Evet çok doğru ve komik tespitler bulunduruyor hatta okumanız için hamile olmanıza da gerek yok, çerez gibi bir kitap. Spesifik olarak hamileler/anneler için bir kitap kategorisine koyup tavsiye eder miyim? Hayır. Ama o dönemde kafanızı dağıtabileceğiniz ve “ayyyyneeennn yaaaa” diyebileceğiniz eğlenceli bir kitap olduğu doğru.

O gün satın aldığım son kitap da Bebeğinize Fransız Kalın’dı. İlk okuduğum andaki duygularımı hatırlıyorum da, tek kelimeyle bayılmıştım. Kesinlikle çocuğumu örneklendirilen şekilde yetiştirecektim, eşim kitabı mutlaka okumalıydı ve hatta o kadar benimsemeliydim ki yazılanları doğumdan sonra dönüp dönüp tekrar bakmalıydım. Şimdi oğlum 5,5 aylık ve ben anladım ki annelik kalbe yerleştiğinde öyle yaparım ederim demek çok boş kalıyor. Kitapta uyku, beslenme, bebeğin kendi kendine yetebilmesi gibi konularda fransız ebeveynlere yönelik anlatımlar ve karşılaştırmalar var. Bu arada, kitapta yazan her şey mutlak doğru değil ve adamlar uslüp olarak bize göre çok sertler. Fakat çocuklarını büyütürken o kadar net sınırları var ki, ben de sınırları olan ve aşıldığında çok rahatsızlık duyan biri olduğum için ilk okuduğumda bayılmıştım. Farklı görüşler edinmek için okunabilecek, başarılı bir kitap. Zaten sizi yakalayacak nokta eminim ki şu olacak, “arkadaşım diğerleri çocuk değil mi, neden bizim veletler kendilerini yerden yere atarken bu yabancıların çocukları düzgünce oturuyor?” Sanırım anlatmak istediğimi yakaladınız.

Hamilelik sürecinde ve doğumdan sonra da hatta hala okuyabildiğim kadar okumaya çalışıyorum. Acaip faydalı bulduğum kitapları da paylaşmak için sabırsızlanıyorum zaten. Şimdilik ilk partinin detaylarıyla seriyi başlatmış olalım.

İyi okumalar!

1 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

1 Yorum

Suna Songül
Suna Songül 27 Aralık 2018 - 09:05

Sinem hanım çok faydalı bir yazı ve eğlenceli bir anlatım olmuş. Hamilelik ve sonrasinda ki süreçte kitapları okuyup yapamadığım herşey icin depresyona giren bir anne olarak seçici olmanın önemini geçte olsa anlamıştım yazınızı o dönemlerde okumayı çok isterdim. Bilgiler super tesekkurler😊

Reply

Yorum Yaz