Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Zehra Altınkese
0 Yorum

Herkesin, hakkında az çok bilgi sahibi olduğu Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) aslında nedir? Toplum olarak bu rahatsızlığı yeterince  iyi tanıyor muyuz? Hangi temel belirtilerle şekillendiğini biliyor muyuz? Peki günlük hayatta duyduğumuz “Bizim çocuk hiperaktif!” cümlesi bu çocukların tanısını anlatıp açıklayacak nitelikte mi? Belki de en önemlisi benim çocuğum DEHB olabilir mi diyebilecek farkındalığa sahip miyiz? Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun doğasını anlamak ve sorduğum  sorulara içten bir “EVET” diyebilmek adına kaleme aldığım bu yazıda bana eşlik etmenizi dilerim.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu nedir?

DEHB, çocuk ya da gencin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik temel belirtilerinin, kişinin yaşamında en az bir alanı (aile, okul vb.) olumsuz etkileyecek boyutta olmasıyla kendini gösteren bir psikiyatrik rahatsızlıktır.

Aileler DEHB olan çocuğu, “Bizi duymuyor, söylediklerimizi yapmıyor veya defalarca söyledikten sonra yapıyor; çok ısrarcı ve inatçı, dediğini yaptırana kadar uğraşıyor; enerjisi hiç bitmiyor, onu izlerken ben yoruluyorum.” şeklinde tanımlar. Öğretmenler ise, “Çok hareketli, dersi dinlemiyor, sık sık yerinden kalkıyor, izin almadan konuşuyor, kurallara uymuyor, düşünmeden hareket ediyor.” söylemleriyle anlatır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun Temel Belirtileri Nelerdir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite durumunun temel belirtilerini üç grupta inceleyebiliriz.

Hiperaktivite nedir? Hiperaktivite belirtileri nelerdir?

Bunlardan ilk göze çarpan belirti Hiperaktivitedir. Hiperaktivite bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayacak şekilde aşırı ve kontrolsüz biçimde hareketli olmasıdır. Bu kişilerin uzun süre yerinde oturması beklenemez, otururken elleri ayakları kıpır kıpırdır, sürekli hareket halinde olmak isterler. Aşırı hareketli çocukların hareketlilik düzeylerinin incelendiği çalışmalarda, el-kol-bacak sallama, kıpırdanma, oda içinde dolanma gibi hareketleri, normal çocuklara göre 2-8 kat daha fazla gösterdikleri tespit edilmiştir. Bu oldukça yüksek bir orandır. Çok konuşmak da sık karşılaşılan bir hiperaktivite belirtisidir. Konuşma biçimleri genellikle dağınık, konudan konuya atlar biçimde ya da sürekli soru sorma şeklindedir. Çoğunlukla sordukları sorunun yanıtını dinlemezler bile.

Dikkat eksikliği nedir? Dikkat eksikliği problemleri nelerdir?

İkinci temel belirti dikkat eksikliği ve dikkat problemleridir. Bu durumda kişinin dikkat süresi ve yoğunluğu  yaşına göre olması gerekenden daha azdır. Dikkat belirli bir noktaya toplanamamakta ve kolayca dağılmaktadır. Dikkat eksikliği problemleri; dağınıklık, unutkanlık, eşyaları kaybetme ve dikkatsizce hatalar yapma şeklinde kendini göstermektedir.

Dürtüsellik nedir? Dürtüsellik belirtileri nelerdir?

Üçüncü belirti dürtüsellik (iç tepkisellik veya fevrilik) durumudur. Dürtüsellik, genel olarak bireyin davranışlarını kontrol etme konusunda sorun yaşamasıdır. Bu kişiler bir şey yapmadan önce olası sonuçları düşünmeden hareket ederler. Dürtüsellik; acelecilik, istekleri erteleyememe, söz kesme, aklına geleni hemen yapma, sırasını beklemekte güçlük çekme gibi belirtilerle karakterizedir.

Hareketli her çocuk hiperaktif midir? Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı nasıl konur?

Her çocukta az çok hareketlilik mevcuttur; fakat her çocuk hiperaktif değildir. Hiperaktiftir/ değildir ayrımı yapılırken yaşa ve yaşıtlarına uygun hareketliliğin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Her çocuk hareketlidir; fakat hareketli olan çocuk sınıfta oturup dersini dinler veya oturması gerektiğinde yerinden kalkmaz, kurallara uyum gösterir. Hiperaktif çocuk ise bunu sağlayamaz. Bunu başaramadığı için gerek sınıf gerekse ev ortamında çocuğun yaşamında problem oluşur.

Peki, bir çocuk DEHB tanısını nasıl alır? Bunun  ilk aşamasını, çocuk ve ergen psikiyatristinin; aile ve çocukla yapacağı ilk görüşme oluşturur. Ailenin dolduracağı ölçeklerle, çocuk hakkında bilgi almak amaçlanır. İkinci aşamada psikiyatrist, çocuk ile birebir görüşme yapar.  Burada çocuğun davranışları psikiyatrist tarafından gözlemlenir. Çocuğun okula gidip gitmediğinin sorgulanması, eğer gidiyorsa okulundan ve öğretmeninden alınacak bilgiler tanı aşamasının diğer bir basamağını oluşturur. Son olarak tüm bilgiler bir araya getirilir, çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından tanı konulur.

Anne-babaların ve öğretmenlerin çocuğu tanımlandırmak için doldurdukları ölçeklerdeki belirtilerin sayıca belirlenen kriterlere uyması yeterli değildir. DEHB tanısı için bu belirtilerin:

  • 12 yaşından önce başlamış olması,
  • Süreklilik gösteriyor olması,
  • Birden fazla ortam (ev, okul) ve koşulda görülüyor olması,
  • Kişinin yaşamının en az bir alanında, önemli derecede aksamaya neden oluyor olması ( iş ve eğitim hayatı, sosyal ilişkiler, kendine güven vb alanlar)
  • Basit davranış değiştirme teknikleri ve çevresel düzenlemelerle kolayca düzeltilemiyor olması gerekir.

Görüldüğü üzere bir çocuğa konulacak DEHB tanısı gelişi güzel söylenen “Bizim çocuk hiperaktif!” tanımından çok daha fazlasıdır. Bu problemin tanısı, ne kadar erken olur ve ne kadar iyi yardım alınırsa rahatsızlığın olumsuz etkilerinin önüne o kadar başarılı şekilde geçilmiş olacaktır.

Dikkat Eksikliği sorunu olan bir çocuk nasıl olur da uzun süre lego oynayabiliyorken, kitabı beş dakikadan fazla okuyamaz? Bilgisayar başında saatlerce hatta günlerce hiç kalkmadan oturabilen bir genç neden ödevinin başında on dakikada sıkılır?Çocuk veya gencin ilgisini çeken konularda dikkatini uzun süre sürdürebiliyor olması dikkat problemi olmadığını mı gösterir?

DEHB hakkında üzerinde durmak istediğim son nokta, belki de aileleri ve öğretmenleri fazlasıyla şaşırtan yukarıdaki sorulardır. Hatta sırf bu sebeple çocuğun dikkatinde bir sorun olmadığı bile düşünülebilir. Bu durumun gerçek olup olmadığına gelin birlikte bakalım:

Beynimizde belirli bir konuya dikkatimizi verebilmeyi ve bu dikkati sürdürebilmeyi sağlayan iki farklı sistem vardır. Bu sistemlerden birincisi, bizim hedefimize iyi bir şekilde odaklanmamızı sağlayan sistem, yani “odaklanma” sistemidir. İkinci sistem ise o sırada dikkatimizin başka bir yöne kaymasını engelleyen “göz ardı etme” sistemidir. Buna fren sistemi demek de yanlış olmayacaktır. Çünkü bu sistem dikkatimizin kayacağı noktada fren yaparak konuda kalabilmemizi sağlar. Yakın zamana kadar dikkat eksikliği olan kişilerde her iki sistemin de çalışmadığı düşünülüyordu. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar DEHB‘de “odaklanmasisteminin büyük ölçüde sağlam, yeterince iyi çalışmayanın ise”fren” sistemi olduğunu ortaya koymuştur.

Dikkat sorunu olan, yani fren sistemi yeterince iyi çalışmayan kişiler, kendilerine sıkıcı gelen bir işle uğraşırken, içlerinden gelen başka bir şey yapma isteğine engel olamazlar ve uğraştıkları işi bırakıp başka bir işe kolayca geçerler. Bunun tam tersi durumlarda, yani ilgilerini fazlasıyla çeken bir şeyle uğraşırken (lego oynamak, bilgisayarla ilgilenmek vb.) dikkatlerini uzun bir süre koruyabilirler. Çünkü DEHB olan kişilerin odaklanma sistemleri zaten yeterince iyi çalışıyordur. Bu kişiler ilgilerini çeken şeyle uğraştıklarında, o an başka bir şey yapma isteği duymadıkları için fren sisteminin çalışmıyor olması sorun yaratmaz. Bu da dışarıdan bakıldığında, “istediği şeyi uzun süre yapabiliyor, dikkat sorunu olamaz!” şeklinde yorumlara neden olur. Ne yazık ki bu yorumlar gerçeği yansıtmamakta, çocuğun yanlış anlaşılmasına sebebiyet vermektedir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun doğasını anlatmaya çalıştığım bu yazımda, önemli bulduğum noktaları kısaca aydınlatmaya çalıştım. Dilerim ufacık da olsa bir farkındalık yaratabilmeyi başarabilir, çocuğun kendi kapasitesini ortaya koymasını engelleyen DEHB belirtilerinin kontrol altına alınmasını ve doğru şekilde yönlendirilmesini sağlayabiliriz.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu hakkında okuduklarımdan daha da fazlasını, onunla yaşayarak öğrendiğim balık tutkunu yaratıcı dostuma sevgilerimle…

 

Kaynakça

  • Abalı, O. (2015). Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği. İstanbul: Adeda Yayıncılık.
  • Gümüş, Y. (2015). Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğuyla (DEHB) Nasıl Başa Çıkabilirim? İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri.
  • Sürücü, Ö. (2018). DEHB Anne Baba-Öğretmen El Kitabı. Ankara: Bilgi Yayınevi.
0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz