Çocuksuz Tatil

Berna Salkaya
0 Yorum

Şimdiye kadar bebekle ilk tatil deneyimi, bebekle tatilin zorlukları, bebekle tatile gidildiğinde alınması gerekenler konusunda pek çok şey okumuşsunuzdur 🙂 Ben bu sefer bir değişiklik yapıp, size “çocuksuz tatil” konulu bir yazı yazmak istiyorum. Şuana kadar pek çok küçük tatil kaçamakları yaptık eşimle, bu tatillerin hiç birine de Pera’yı götürmeyi tercih etmedik. Neden çocuksuz tatil yapmayı tercih ediyorum konusuna gelince;

En öncelikli nedenim Pera’nın tercih ettiğimiz lokasyonlar ve konseptler için henüz çok küçük olması. Biz ilk Pera’sız tatilimizi geçtiğimiz aralık ayında yapmıştık. 3 günlük Kapadokya tatilinden biz bile hasta olarak döndük. Gitmeden önce macera olur, acaba onu da mı götürsek diye aklımızdan geçirmiştik aslında ama, döndükten sonra götürmeyerek çok isabetli bir karar verdiğimizi anlamış olduk.

Hava muhalafeti dışında, diğer önemli sebep özellikle yurt dışı rotalarımızın Pera için çok yorucu olması. Biz yurt dışına çıktığımızda, gittiğimiz yerleri yürüyerek gezmeyi, sokak aralarında saklı kalmış kahvecileri, tezgahları keşfetmeyi seviyoruz. Böyle bir rotaya ufacık bir bebeği dahil etmek çok uygun gelmiyor bana. Çünkü benim için önemli olan, onunla geçirdiğim vakitlerin benim isteklerime göre değil, onun ihtiyaçlarına göre dizayn edilmiş olması. Pera’nın isteği yerde, isteği kadar vakit geçirebileceği bir ortam oluşturmaya çalışsak o tatil amacına ulaşmayacak. Dolayısıyla max 5 güne sığdırdığımız tatillerde eşimle, baş başa yada arkadaşlarımıza olmayı tercih ediyoruz. Çünkü bu da bir ihtiyaç bizim için. Birbirimize vakit ayırdığımızda, baş başa bir kaç gün geçirdiğimizde bu psikolojik olarak her ikimizi de iyi geliyor.

Çocuk sahibi olmadan önce etrafımızdaki bazı çocuklu aile örnekleri bizi ciddi anlamda şaşırtıyordu. Sıklıkla “çocuktan sonra sporu unut, gece dışarı çıkmalarına, dans gecelerine elveda deme vaktin geldi, Onur bakalım sen evde bebek bakarken stüdyo yapmaya gidebilecek mi?” şeklinde cümleler duyuyorduk. Biz hayatımıza yeni birinin katılacak olmasının sadece heyecanını yaşamak isterken, etrafımızdan neden bu tarz uyarılar geldiğini bir türlü anlayamadık. Zannedilenin aksine bu cümleler bizi hiç bir zaman korkutmadı, çünkü biz “çocuk bağımlı” bir yaşantı sürmek yerine, “çocuğumuzla birlikte mutlu ve kaliteli bir yaşam alanı nasıl oluşturabiliriz? sorusuna cevap aramaya çalıştık.

Tatil konusundaki yaklaşımımda bu bakış açısının bir parçası. Evet eşimle birlikte tatil yapıyorum, bu tatiller beni oldukça mutlu ediyor ve mutlu bir kadın olduğumda, daha mutlu bir anne oluyorum. Döndüğümüzde bizi heyecanla bekleyen miniğimle geçirdiğimiz vakitler çok daha kıymetli, çok daha eşsiz oluyor. Anne babasını sevgiyle bekleyen, mutlu ve bağımsız bir çocuk görmek beni çok sevindiriyor. Yanında olmadığımız bu kısa tatillerde, Pera huysuz ve aksi tavırlar sergilemiyor. Her görüntülü arama esnasında ne kadar keyfinin yerinde olduğunu görebiliyorum. Tabii bu ortamın oluşmasında anneanne, babaanne ve dede faktörü çok büyük bir etken. (onlara ne kadar teşekkür etsek az 🙂 )

Bana kalırsa “çocuksuz tatil” bir ön yargı olmamalı. İnsanın eşiyle tatil yapmak istemesi çok normal bir şey değil mi sizce de? Böyle bir istekle plan yapmak isteyen bir çifte “yazık değil mi, nasıl bırakıyorsunuz, ben şimdiye kadar çocuğumu hiç yalnız bırakmadım” tarzında bir yaklaşım sergilemek ne kadar doğru?

Anne&baba olmak her insanın kendi kişiliği ve dinamikleriyle şekillenen karakteristik bir şey bana göre. Bu konuda “ben daha iyi bir anneyim/babayım” mesajları ile insanların birbirlerini eleştirmelerini yersiz buluyorum. Bırakın herkes anneliğini babalığını bildiği gibi yaşasın. Mesela siz her tatili çocuğunuzla değerlendirmek isteyen biri olabilirsiniz. Bırakacak yeri olmasına rağmen” Ya Ali baş başa tatil yapalım çok istiyor, tam tamam diyecek gibi oluyorum ama sonra içim el vermiyor” deyip eşini ikna etmeye çalışan çok tatlı bir arkadaşım var benim. Bu da onun tarzı, o şekilde daha mutlu hissediyor belli ki. Benim bu noktada tek önerim eşinizi ikna etmeye çalışmadan önce, “baş başa tatilin” onun için bir ihtiyaç olup olmadığını düşünün biraz, çünkü o da benim tayfadan olabilir 🙂

Bazen de baş başa tatil için uygun koşulları sağlamak çok kolay olmayabiliyor. Eğer etrafınızda çocuğunuzu bırakabileceğiniz güvenilir biri yoksa ve onu bırakıp gittiğinizde aklınız evde kalacaksa, bunu tabii ki tercih etmeyin derim. Sonuçta tatili de keyifli zaman geçirmek için planlıyoruz değil mi? 🙂

Tüm bu söylemlerim ve son 1 yıldır Pera’sız tatiller yapmamız, bunun bir gelenek halini alacağı anlamına gelmiyor bizim için. Bu yaz üçümüzün de keyifle vakit geçireceği bir deniz tatili için şimdiden araştırmalara başladık, yurt dışı konusunda ise hala çekimserim. Geçtiğimiz hafta yaptığımız Londra seyahatinden sonra, ne kadar yorucu ve hızlı bir beş gün geçirdiğimizi düşündükçe bebek arabasıyla gezi temposunu yakalamak konusunda epey sıkıntı yaşayabiliriz diye düşünüyorum, ama bu fikrim ani bir karar değişikliğine gitmeyeceğim anlamına gelmiyor 🙂

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz