Çocukları Sağlıklı Beslenmeye Alıştırmanın İpuçları Nelerdir ?

Berna Salkaya
0 Yorum

Pera söz konusu beslenme olunca hiçbir zaman kolay bir bebek olmadı. Daha önce bebekler için beslenme rutinlerinden bahsettiğim yazımda “yemek ve Pera” ikilisinin beni ne kadar zorladığından bahsetmiştim. Tam beslenme direncini kırdım, artık yemek saatleri ve günlük tüketmesi gereken porsiyonlar yerine oturdu derken yeni bir direnişle karşı karşıyayım. Şuan sadece tanıdığı ve sevdiği şeyleri yemek konusunda büyük bir direnç gösteriyor. Bir zamanlar çeşit çeşit sebzelerden yaptığım çorbaları iştahla içerken, şimdi görüntüsünden hoşlanmadığı şeyleri asla yemek istememesi yetmezmiş gibi sadece bir kez tadına bakmış olduğu “patates kızartması”nın müptelası olmuş durumda. Durum böyle olunca çokta inatlaşma yoluna gitmeden sağlıklı beslenmesini nasıl sağlayabilirim diye düşünmeye başladım. Son1 haftadır yaptığım araştırmalar sonucunda uygulamaya başladığım bazı ipuçlarından bahsedeceğim bu yazımda.

Çocuklarınızı sağlıklı beslenmeye alıştırmanın yöntemleri nelerdir?

Evde doğru atıştırmalıklar bulundurun

Bebeklerin yürümeye başlaması ile birlikte karıştırılmaması gereken çekmeceleri ne kadar hızlı keşfettikleri aşikar. Birde bunun üzerine gözlem yeteneği de eklenince işlerine yarayabilecek her şeyin nerede bulunduğunu kolaylıkla öğrenebiliyorlar. Normalde evde cips, çikolata, bisküvi tarzı gıdaları bulunmuyoruz fakat eşim çekirdek konusunda taviz veremiyor. Normalde Pera uyuduktan sonra yemesine rağmen, uyumayı reddettiği bir gece babasının çekirdek yediğini gördü ve kendisi de yemek istedi. Ne zaman yemesini istemediğim bir şeyin tadına baksa resmen onu beynine kodluyor, artık çekmecenin yerini de bildiği için karnı acıktığında ve canı bir şeyler yemek istediğinde “cikki, cikki” deyip çekmeceye saldırıyor. Çözüm çok net, eve çekirdek almamak o çekmeceyi kurum üzüm, kuru kayısı,yaban mersini, ceviz, fındık gibi sağlıklı atıştırmalıklarla doldurmak. En azından böylelikle hem çekmeceyi açtığında veto edilmemiş, hemde sağlıklı atıştırmalıklar tüketmiş olacak.

Çocuklarınıza seçim şansı tanıyın

Seçim şansından kastım, ne yemek istersin sana onu vereyim demek değil. Yemesini istediğiniz besinlerin alternatiflerini sunarak ona seçim şansı sunmaktan bahsediyorum aslında. Sunulan alternatiflerden birini seçmesine ve dilediği kadar yemesine izin vermek onların kendilerini daha özgür ve rahat hissetmelerini sağlayabilir.

“O tabaktakiler bitecek” klişesinden sıyrılın.

Pek çocuğumuz için onların büyük porsiyonlar tüketmesi tam bir motivasyon kaynağı olurken aslında ilerleyen yıllar için çeşitli sorunlara neden olabileceğimizin farkında olmayabiliyoruz. Küçük yaşlarda fazla beslenmeye zorlanan çocukların büyük bir kısmı ilerde obezite ile karşı karşıya kalıyor, dolayısıyla çocuklar için porsiyon seçimi önemli bir nokta. Örneğin 2 yaşında bir çocuğun bir öğünde 2 yemek kaşığından oluşan bir porsiyonu yiyor olması ideal. Pera bazen bu kadarını bile tüketmeyebiliyor ama yemek fobisi oluşturmamak adına yiyeceği porsiyonu kendisinin belirlemesine izin vermek daha mantıklı geliyor bana.

Daha sağlıklı yöntemlere küçük geçişler yapın.

Çikolata, dondurma, patates kızartması gibi zararlı atıştırmalıklar hemen hemen her çocuğun vazgeçilmezi. Biz Pera’yı hala şeker ve çikolata ile tanıştırmamış olsak da er ya da geç bir gün bunlarında hayatımıza girecek olduğunun farkındayım. Dolayısıyla ona patates kızartması yedirmemek yerine, daha sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih etmek daha mantıklı oluyor. Patatesleri biraz zeytinyağı ile harmanladıktan sonra fırına veriyorum ve ikisinin arasındaki farkı kesinlikle anlayamıyor. Yada marketten dondurma almak yerine yoğurt ve taze mevsim meyvelerinden dondurmasını kendim yapmayı tercih ediyorum. İnanın çok pratik ve evde birkaç malzeme ile kolaylıkla hazırlanabilecek tarifler bunlar.

Beslenme konusunda ona rol model olun.

Maalesef bizim evde Pera’ya karşı 1-0 yenik durumdayız ve ne yazık ki o babasını örnek alıyor. Eşimde çok fazla yemek seçiyor ve aç kalma pahasına da olsa sevmediği şeyleri yemiyor. Ufaklık bu durumun o kadar farkındaki ne zaman çok hoşlanmadığı bir şey yedirmeye çalışsam o da aynısını babasına yedirmeye çalışıyor. Neyseki eşimde bu konunun çok kritik boyutlara geldiğinin farkında ve “rol icabı” da olsa bana ayak uydurmaya çalışıyor. Özellikle son iki haftadır Pera’nın balık yemeye başladığını görünce iyi bir baba olabilmek adına kurallarını esnetmesi gerektiğinin farkına vardı 🙂

En sevdiği lezzetler ile onu ödüllendirin.

Bu en basit yöntemlerden biri kesinlikle. Sevdiği şeylerle birlikte daha az sevdiği şeyleri sunmak. Artık her söylediğimi anlayabilecek durumda olduğu için genelde bu tarz ikilemeler yapmak işimi kolaylaştırıyor. Örneğin domates çorbasını yerse ona köfte vereceğimi söylüyorum. Önce tereddüt ediyor, sevdiği şeyi yemek konusunda ısrarcı davranıyor fakat günden güne bu inadının kırıldığını görebiliyorum.

Yemek saatlerinde ailece bir arada olmayı önemseyin.

Okuduğum pek çok kaynak, bu konunun çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasında en etkili yöntemlerden biri olduğunu söylüyor. Keyifli sofra sohbetlerine dahil olan çocuklar için yemek saatlerinin daha eğlenceli hale geldiği ve bu ortamın çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarına pozitif yönde etki ettiği söyleniyor. Ne dersiniz sizce de denemeye değmez mi ?

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz