Çocuklarda Gece Alt Islatma Sorunu (Enürezis)

Zehra Altınkese
0 Yorum

Çocukluk döneminin en sık rastlanan sorunlarından biri olan “Enürezis” genellikle okul çağındaki çocuklarda görünen bir rahatsızlıktır. “Alt ıslatma” ismiyle de bilinen enürezis nasıl tanımlanmaktadır? Bu rahatsızlıktan söz edebilmek için hangi kriterlerin sağlanması gerekmektedir? Enürezis kaç tipte karşımıza çıkmaktadır? Çocuklarda alt ıslatma nedenleri ve tedavi seçenekleri nelerdir?” gibi aklınıza gelebilecek pek çok sorunun yanıtı ile birlikte, bu yazımda enürezis terimi ile ilgili tüm detaylara değineceğim.

Enürezis (Alt Islatma) nedir?

Enürezis, idrar kontrolünün beklenen yaşta sağlanamaması, uygun olmayan zaman ve biçimde kişinin idrar kaçırması durumudur. En sık gece uyku esnasında görülen idrar kaçırma sorunu enürezis nokturna (gece alt ıslanma) adını alır. Alt ıslatma sorunu yalnızca geceleri görülebileceği gibi, sadece gündüz veya hem gece hem gündüz şeklinde de görülebilmektedir.

Çocuğumun kronik bir altına kaçırma problemi olup/olmadığını nasıl anlarım?

Bir çocukta çiş kaçırma probleminden söz edebilmemiz için aşağıdaki durumların yaşanıyor olması gerekmektedir:

  • Çocuğun en az 5 yaşında olması altını ıslatma probleminden bahsedebilmemiz için sorguladığımız ilk kriterdir. Bu yaştan önce çocukların gece alt ıslatması normal bir durum olarak kabul edilmektedir. Peki çocuk 5 yaşını bitirdiğinde çiş kaçırma/alt ıslatma neden bir problem olarak görülmeye başlanmaktadır? Bu soruya vereceğimiz yanıt, çocuğun sinirsel (nörolojik) olgunluğunun bu yaşta tamamlanıyor olmasıdır. 2-3 yaşında çişini öğrenmesi beklenen çocuk, 5 yaşında sinirsel olgunluğunu tamamlayarak mesane kontrolünü tam anlamıyla ele almaktadır.
  • Çiş kaçırma sıklığı ise kontrol edilmesi gereken diğer bir kriterdir. Eğer çocuğunuz, birbirini takip eden en az 3 ay, haftada 2 kez altına kaçıyorsa bu bir sorun belirtisidir.
  • Son olarak bu durumun, çocuğun bulunduğu ortamlarda (aile,okul vb.) çocuğa sorun yaratması gerekmektedir.

Enürezis Nokturna (Gece Alt Islatma) Tipleri Nelerdir?

Gece alt ıslatma, iki şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, çocuğun gece idrar kontrolünü hiçbir zaman kazanamamış olduğunu ifade eden Primer Enürezis Nokturna (Birincil Gece Alt Islatma) tipidir. Olguların büyük bir kısmını (yaklaşık %80) bu tip oluşturmaktadır.

Sekonder Enürezis Nokturna (İkincil Gece Alt Islatma) tipi ise, çocuğun 5 yaşını bitirdikten sonra, en az 6 aylık kuru kalma dönemininin ardından tekrar alt ıslatmaya başlamasıdır. Sekonder Enürezis vakalarında psikolojik faktörler önem taşımaktadır.

Çocukların Altına Kaçırmasının Sebepleri Nelerdir?

Genetik Nedenler:

Gece alt ıslatmanın genetik yatkınlıkla ilişkili olduğu bilinmektedir. Altını ıslatan çocukların %70’inin anne veya babasının çocukluk yıllarında altını ıslattığı tespit edilmiştir. Eğer çocuğun hem anne, hem de babası çocukluk yıllarında altını ıslatma sorunu yaşadıysa bu oran %77 seviyesine kadar çıkmaktadır. 

Fizyolojik Nedenler:

Uyanma güçlüğü yaşayan çocuk, mesane doluluğunu algılayamamakta veya algıladığı halde uyanamamaktadır. Zaten kapasitesi az olan mesane gece aşırı çalışmaktadır. Hormon salınımındaki eksiklikler ve kabızlık sonucu mesanenin zorlanması fizyolojik nedenler olarak görülmektedir.

Psikolojik Nedenler:

Aileye yeni bir kardeş gelmesiyle çocukta görülen gerileme sonucu, alt ıslatma davranışı tekrar ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca boşanma, ebeveyn kaybı, okul problemleri, ihmal ve istismar durumları, aşırı titiz ve baskıcı ebeveyn tutumları
psikolojik nedenler arasında gösterilmektedir. Çocuk bu problemler ile baş edemediğini gece işemeleri ile ifade ediyor olabilir. 

Çocuklara Alt Islatma Sorunu Neden Tedavi Edilmelidir?

Ülkemizde çocuklarda görülme sıklığı yüksek olan enürezis, genellikle sorunun kaynağının tespit edilmesi ve doğru tedavi yaklaşımı ile hızlı tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.

Gelişimsel olarak ortaya çıkması ve hiçbir müdahalede bulunulmaması durumunda ergenliğin sonlarına doğru yüksek oranda alt ıslatma sorununun düzeldiği görülmektedir, fakat bu yine de tedavi sürecine başlamamak için mantıklı bir gerekçe olarak düşünülmemelidir. Çünkü zaman geçmesine rağmen tedavi edilmeyen alt ıslatma; özgüven kaybı, benlik saygısında azalma, depresyon eğilimleri, yalnızlaşma, toplumdan ve arkadaşlardan uzaklaşma gibi durumları
tetikleyebilmektedir.

Üstelik bu sorun sadece çocuğun değil, ebeveynlerinin dünyasında da bir takım sıkıntılara neden olacaktır; dolayısıyla hem çocuğun psikososyal gelişimi, hem de ailenin karşılaşabileceği yadırgama, kabul görmeme gibi problemler düşünüldüğünde alt ıslatmanın tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık olduğu son derece açıktır. Sorunun çözümü için ilk adım ise bir uzmana (pediatri uzmanı, ürolog, çocuk psikiyatristi veya çocuk psikoloğu) başvurmak olacaktır.

Alt ıslatma sorununu çözebilmek için en temel tedavi uygulamaları nelerdir?

  • Çocukların öncelikle gece yatmadan 2 saat önce sıvı alımı kısıtlanmalıdır.
  • Çocuğun uyku öncesi mesaneyi tamamen boşaltması ve hatta uyuduktan 2 saat sonra uyandırılarak yeniden çişini yapması sağlanmalıdır.
  • 5-6 yaş çocukları için, ödüllendirme ve kayıt tutma uygulanacak davranışçı tedavi yöntemidir. Çocuk; güneşli/bulutlu hava ya da gülen/üzgün yüz stikerları ile takvimine kuru kaldığı ve altını ıslattığı geceleri işaretler. Önceden belirlenen süre sonunda, hedeflenen kuru kalma sayısına ulaşıldığında çocuk maddi değeri küçük olan bir şeyle ödüllendirilebilir.
  • Eğer alt ıslatma, okul çağındaki bir çocukta sosyal açıdan problem yaratıyorsa yukarıdaki aşamalar hızlı şekilde geçilebilir. Bu noktada uygulanacak tedavi yöntemlerinden ilki, ilaç tedavisidir. İlaç kullanılması gereken durumlarda mutlaka çocuk ve ergen psikiyatristi denetiminde ilacın kullanılması sağlanmalıdır. Diğer yöntem ise, alarm cihazı yöntemidir. Çocuğun çamaşırına elektronik zil aygıtı takılır. İdrarın ilk salınımı ile birlikte zil çalar ve çocuk uyanır. Bu çözüm özellikle uyanma problemi yaşayan çocuklarda etkilidir.

Son olarak, alt ıslatma anne- babanın aşırı yargılayıcı davranıp çocuğu suçladığı bir durum olmaması gerektiği gibi, oldukça normal bir durum gibi de çocuğa yansıtılmamalıdır. Her şeyden önce bir sorun olduğunun kabul edilmesi ve çözüm bulma yoluna gidilmesi çok önemlidir. En önemli nokta ise, bu problem ile karşı karşıya kalan çocuğun, ailesinin destek ve sevgisini hissetmeye olan ihtiyacıdır. 

Daha önce de pek çok kez söylediğim gibi, koşulsuz sevgi tüm sorunları daha kolay çözebilmeniz için kalbinizde tutacağınız en güçlü anahtar 🙂 “Ne yapmış olursan ol, buradayım, yanındayım. Seni sadece sen olduğun için seviyorum.” diyebilmeyi başaran nice ebeveynlere sevgilerimle…

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz