Çocuğunuz Okula Dönmeden Önce Bilmeniz Gereken 9 Şey

Burçak Aykul Öztürk
0 Yorum

Okul çağında çocukları olan öğretmenler, ev ödevi vermenin nasıl bir şey olduğunu bilirler ve bütün günü çocuklarına matematik ödevinde yardımcı olarak geçirirler. Eylem, üç çocuk annesi ve aynı zamanda özel eğitim öğretmeni. Bugün bu yazıda, çizginin her iki tarafında olan eğitimci bir annenin tavsiyelerine kulak vereceksiniz:

“15 yıldır eğitim hayatında çalışıyorum ve toplam 6 yıl engelli ve diğer öğrenme zorlukları olan öğrencilere ders verdim. Bu yıl, en büyük kızım anaokuluna başlayacak. Sınıfım için okul malzemeleri listesini gönderdim ve şimdi kızımın öğretmeninin istediği kırtasiye malzemelerini almaya koşuyorum. Ebeveyn-öğretmen konferanslarının her iki tarafında da bulunmuş eğitimci bir anne olarak, okula başlamanın hem anneler hem de öğretmenler için duygusal olduğunu çok iyi biliyorum. Bu noktadan yola çıkarak çocuklarınız için faydalı olacağını düşündüğüm ve okula dönüşü kolaylaştıran bazı bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

İlk hafta önemlidir.

Öğretmenler için, ilk hafta çocuklara “okulda bulunmayı” öğrettiğimiz zamandır. Bu, prosedürleri, beklentileri, kuralları ve daha fazla rutini öğretmek anlamına gelir; dolayısıyla ilk birkaç gün ve haftada belirlenen kurallar, öğrenmeyi yılın geri kalanı için mümkün kılar. Yeni okul yılının ilk haftalarında, evde de yeni prosedürler uygulamak destekleyici nitelikte olabilir. Nasıl derseniz? Bu örneğin benim evimde normal yatış zamanına geri dönmek ve akşam yemeğinden sonra televizyon izlemeyi durdurmak anlamına geliyor. 🙂

Sabah rutini oluşturun.

Çocuğunuzun giyinmeden önce kahvaltı yapması veya bir gece önceden kıyafetlerini hazırlaması hayati önem taşımıyor ama sabah rutini oluşturmak, okul gününe geçişi çocuğunuz ve öğretmenleri için çok daha kolay hale getirir. Biz evde mutfağımıza yapacaklarımızı adım adım gösteren notlar asarak bir hafta önceden yeni sabah rutinini başlatıyoruz. Bu, okulun ilk gününü bütün ailemiz için daha kolay hale getiriyor.

Yardım edebileceğinizi öğretmeninize söyleyin.

Bir öğretmen olarak hem okulda (çevre gezileri, çocuklarla okuma) hem de okul saatlerinden sonra (zarf doldurma, zımbalama, materyal hazırlama), bana yardımcı olabileceğiniz bir çok şey düşünebilirim. Eminim bu durum pek çok meslektaşım için de benzer. Bu yüzden, eğer sürece dahil olmak istiyorsanız lütfen öğretmenlerinizi haberdar edin. 🙂 Tam gün çalışıyorum ve evde üç çocuğum var, destek olmanız sizce de çok işime gelmez mi?

Yardımcı olmak istediğinizi ve boş zamanlarınızı bildirirseniz eğitimci arkadaşlarımda sizden destek almak konusunda istekli davranacaktır. Okulunuzun bir gönüllülük bir prosedürü varsa bu zaten harika. Eğer yoksa, okulunuzun tercih ettiği iletişim yöntemini bulmak ilk göreviniz!

Çocuğunuzun bağımsızlığını küçümsemeyin.

Okulun ilk gününden önce, mümkün olduğunca çocuğunuzun her şeyi kendi başına yapabildiğinden emin olun. Küçük sınıflarda, bu ayakkabılarını bağlamayı, tuvalete gitmeyi ve sırt çantasından bir şeyler çıkarmayı içerir. Mesela ben, okula gitmeden önce kızımın öğle yemeği kutularını açıp kapatabildiğinden emin olmak için onunla bu süreci tekrarlıyorum. Daha büyük sınıflarda ise, çocuğunuza okul eşyalarını sınıftan sınıfa nasıl taşıyacağını, teknolojiyi nasıl kullanacağını vs. gösterin. Bu hem öğretmenlerin yükünü azaltacak, hem de çocuklarınızın kendine olan güvenini pekiştirecektir.

Okul sonrası yoğun olmamalıdır.

Okulda geçen uzun ve verimli bir günün ardından çocuğunuz eve geldiğinde yorulmuş olacaktır. Çocuğunuz okuldan geldikten sonra onu gözlemleyin, eğer ev ödevlerinde stresliyse, bize mutlaka bilgilendirin! Bu tip durumlara zamanında müdahele edilmesi sağlıklı ve stabil bir eğitim hayatı için son derece kritik.

İsminizi unutmadım, sadece 100 tane isim öğrenmeye çalışıyorum.

Öğretmen olmanın bazı zor yanları var; okulda yürürken bütün birinci sınıf öğrencileri size el sallayıp ve sizi isminizle çağırabilir! Benden yalnızca bir tane varken bu öğrencilerden neredeyse 100 tane var. Sizinle ve çocuğunuzla tam anlamıyla tanışmam biraz zaman alacak (özellikle sizi her gün göremiyorsam), lütfen bana kim olduğunuzu hatırlatın! Ve yanlış anlarsam, isminizi yanlış yazarsam ya da yanlış bir isimle sizi çağırırsam, alınmak yerine beni düzeltin. Bir öğretmen çocuğunuzla ilgili her şeyi hatırlamıyor gibi göründüğünde sinir bozucu olabileceğini biliyorum, ancak yılın başında herkes için çok fazla yenilik oluyor. Bu durumda karşılıklı empati kurmaya çalışmak, yaşanacak olası olumsuzlukların da azalmasını sağlayacak. 🙂

Okula dönüş etkinliklerinden faydalanın.

Sizi sene başı toplantılarında görmek bizim için düşündüğünüzden çok daha önemli. Hiçbir şey konuşmasak bile, bu toplantılar çocuğunuza sizinle birbirimizi tanıdığımızı gösterir. Okula dönüş etkinliklerinden yararlanın ve okula uğrayarak, çocuğunuzun rahat etmesine yardımcı olun.

Evde neler olduğu bizi de ilgilendiriyor.

Çocuğunuz iyi bir gece uykusu aldığında ve doyurucu bir kahvaltı yaptığında (evde ya da okulda), sınıftaki farkı görürüz. Ayrıca, size bir e-posta/mektup ya da takip ettiğiniz uygulamalar üzerinden herhangi bir bilgi gönderdiğimizde, hangi ebeveynlerin çocuklarını takip ettiğini ve hangilerinin etmediğini görebiliyoruz. Bu okul-ev bağlantısı çocuklar için oldukça önemli, eğer çocuğunuzun durumun farkında olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Son olarak herkes okulun ilk günü biraz gergin olabilir; biz öğretmenlerin de okuldan önceki günlerde uykusu kaçabiliyor. Okulun ilk gününün herkes için duygusal bir gün olduğunu unutmayın, ve tabii ki el birliğiyle bu durumu kolaylıkla atlatabiliriz.”

sevgiler..

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz