Çalışmayan Anne Olmak

Birce Aydın Yerköylü
0 Yorum

Bugüne kadar hep çalışan anneleri konuştuk. Çalışan annelerin sorunları, iş hayatına dönüşleri, bebeğe kimin bakacağı ve bunun beraberinde gelen zorluklar hep konu oldu. Peki ya çalışmayan anneler ya da benim gibi aktif çalışma hayatını bırakıp anneliğe dönenleri hiç düşündünüz mü? Sizce tüm zorlukları sadece çalışan anneler mi yaşıyor? Gelin birde bizim perspektifimizden bakalım duruma.

Anne olmadan önce hayatı hep dolu dolu yaşayan, kariyer hedefleri olan bir kadın oldum.  Tam o kitap cümlelerinde anlatıldığı gibi kariyer yolumda kendimden emin, adım adım ilerlerken, kariyerimin zirvesinde hamile olduğumu öğrendim. (Bu da hızlıca adapte olmanız gereken çok radikal bir değişiklik mesela)

Hamilelik sonrasında tek hayalim bir an önce işe dönmekti. “Doğurdum bitti.” gibi bir şey zannediyordum galiba o aralar 🙂 Sanırım bunların hepsi “lohusa kafası“. Şimdi hayal meyal hatırladığım o dönemde neden bu şekilde düşündüğümü anlamakta epey zorlanıyorum.

Sonuç olarak ülke değişikliği ve ailevi birtakım nedenler nedeni ile işime geri dönemedim. Kızım şu an tam 28 aylık ve ben çalışmayan bir anne olarak hayatıma devam ediyorum. Peki bu süreçte neler yaşandı, neler yaşanıyor ve yaşanacak?

İlk olarak işimi çok özlüyorum; o ortamı, arkadaşlarımı, mesleğimi.. He de çok özlüyorum..

Çalışmayınca düzen kaçabiliyor ve daha verimsiz kullanabiliyorsunuz zamanı. “Nasıl olsa sürekli birlikteyiz” diye düşünerek bir şeyleri erteleyebiliyorsunuz. Bu da kimi zaman can sıkıcı oluyor.

Çalışmayınca çocuğun bütün sorumluluğu üzerinize kalıyor. Herkesin düşüncesi “Nasıl olsa çalışmıyorsun, çok zamanın var.” oluyor; ama gerçek dünya aslında öyle değil. Neden derseniz? Örneğin düzenli spora gidebilen biriyken, artık bakıcın varsa ya da annene bırakabiliyorsan çocuğu spora gidebiliyorsun. Kuaföre gitmek, alışveriş yapmak, arkadaşlarınla dolaşmak gibi bir çok sosyal ihtiyacını sen de herkes gibi gidermek istiyorsun ama çalışmadığın için sanki bunlara hakkın yokmuş gibi davranılıyor.

Çalışmadığın zaman maddi olarak da güçlü değilsen, bu konuda da kendini kötü hissediyorsun. Artık eskisi gibi harcama yapmak yok, çünkü çalışan bir kadın değilsin! Üstelik çocukla birlikte ihtiyaç listen kabardıkça kabarıyor.

Çalışmayınca çocuğun ile bağın aslında bağımlılığa dönüşüyor. Hiçbir zaman seni bırakmak istemiyor. Bütün zamanını seninle geçirmek istiyor ve bir süre sonra bu durum annedeki tahammül sınırlarını zorluyor.

Özetlemek gerekirse çalışan anne olmak kadar, çalışmayan anne olmak da zor; ama ben şu anda zorlukları bir kenara bırakıp sürecin keyifli anlarına odaklanmaya çalışıyorum. Hatta bazen kendimi akışa öylesine kaptırıyorum ki, bir önceki hayatımı hiç hatırlamadığım bile oluyor. 🙂 Bu da anne olunca gelen çok tatlı bir “annelik kafası” sanırım….

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz