Bir Ergenin Kitabı – Bilgisayar ve İnternet Bağımlılığı

İpek Kıran
0 Yorum

Çocuklarımız bizlerle aynı çağda mı? Günümüzde en tartışılan konulardan biri de çocuklarımız ve bizlerin arasındaki çağ sorunsalıdır. Zamanla birlikte hızla gelişen sosyal medya, “Msn” den Facebook, Twitter, İnstagram, Snapchat gibi farklı iletişim yollarına geçiş yaptı. Çocuklarımızın bu sanal dünyada hızlıca geçişler yaptığının ve yollarını kaybettiklerinin farkında mıyız? Onları bu ortamdan uzaklaştırmak için geç mi kaldık?

Şuan teknolojinin neresindeyiz diye düşündüğümüzde yetişkinler daha ilk versiyonu keşfederken, çocuklar 2,3 hatta 4. versiyonlar hakkında fikir sahibi olabiliyor. Hızla değişen teknolojide bizler her öğrendiğimizi silip, yeniden öğrenmeye çalışırken çocuklar bu süreçten hiç şikayetçi değil. Peki bu duruma karşı ne yapmalıyız? Savaş açıp teknolojiden uzak kalmayı denemek birinci opsiyon, ikincisi ise ayak uydurup teknoloji ile yaşamayı öğrenebilmek. Herkesin yapacağı seçim farklı olmakla birlikte, teknolojinin hayatımızın içerisine biz farkına varmadan sızması ise kabul etmemiz gereken bir gerçek.  Artık pek çoğumuz işini bilgisayar başında yapıyor, boş zamanlarını sosyal medyada geçiriyor, elimizdeki bu küçük akıllı cihazlar sayesinde hemen her konu hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.

Çocuğumun internet bağımlısı olmasını nasıl engelleyebilirim?

Durum çocuk ve ergenleri düşündüğümüzde ise biraz daha kritik. Yetişkinlere nazaran ergenlerde bilgisayar ve internet bağımlılığı oldukça yaygın gözlenen bir problem.  Çözümü kesin çizgiler içinde yer almasa da yetişkinlerin çizdiği internet kullanım sınırı, ergenlerdeki bilgisayar bağımlılığının önüne geçmek için etkin bir rol oynayacak diye düşünüyorum.

Sigara ve alkol bağımlılığı ne kadar tehlikeli ve zararlıysa, teknoloji bağımlılığını da aynı kategoride düşünebiliriz. Tek farkları sigara ve alkol bağımlılığı için tedavi olunabiliyorken internet ve bilgisayar için aynı durumun söz konusu olmaması. “Kendin için, sağlığın için teknolojiden uzak durmalısın” cümlesi maalesef bilgisayar kullanımını engellemek için işe yaramıyor. Çünkü yapılan bir ödevde, araştırmada çocukların ve ergenlerin hatta yetişkinlerin ilk başvurdukları yer internet oluyor. Bu döngü kimi zaman çaresiz kalmamıza neden olsa da, çocuklarımızın teknolojiye esir düşmemesini sağlamak mümkün.

İşleri zorlaştıran diğer bir unsur ise akıllı cihazlar. Fazla vakit geçirdiği için yasakladığımız bilgisayarın yerini, artık daha kolay kullanabilecekleri bir araç alıyor: Cep Telefonu. Ve malesef kontrolsüz kullanılan cep telefonu ile birçok olumsuz etki ortaya çıkabiliyor. Bunlarla baş etme yöntemlerine bakmadan önce ergenlerin bilgisayar ve interneti neden bu kadar sevdiklerine değinmek lazım.

Çocuk ve ergenlerde internet bağımlılığı nedenleri nelerdir?

Ergenlerin teknoloji ile bir bütün halinde olma sebepleri:

  • Ergenler sosyal medya üzerinden istedikleri kişi olabilirler.
  • Ergenlik döneminin en önemli faktörü sosyalleşmedir. Ergenler internet ile bu sosyalleşmeyi gerçekleştirirler. Günlük yaşantılarında sağlayamadıkları özgüveni sanal âlemde yakalarlar. Bu durumun reel olmadığına inanmak istemezler.
  • Ergenler için bilgisayar stresten uzaklaştıkları bir yerdir.
  • Ergenler günlük hayatın sınırlar getirdiğine inanırlar, ancak internet sınırsız bir ortamdır.
  • Ergenler için bilgisayar, televizyon kadar pasif değil, daha aktif geçişleri olan bir eğlencedir.
  • Ergenler için sanal ortam tüm hataların giderildiği yerdir. Yapılan hatalar silinir. Hata yapmaktan korkan ergenlerin en aktif olduğu yer sanal ortamdır.
  • Oynadıkları oyunlarda kazandıkları ödüller -gerçek hayatta bu kadar hızlı ödül alamayacaklarını bildikleri için- onlar için vazgeçilmez hal alır.

Yukarıda yazılan nedenlerden de anlayabileceğiniz üzere, internet aslında çocuklarınıza yaratmak istediği sanal dünyayı kolaylıkla yaratır ve bilgisayar ve internet bağımlılığı çocuk ve ergenleri geri dönülmesi zor olan yollara sokabilir, dolayısıyla bu noktada ebeveynlere önemli roller düşüyor. Muhtemelen pek çoğunuz çocuklarınız dışarı çıkmadan önce onlara “Nereye Gidiyorsun?, Kaçta Geleceksin?, Kimlerle olacaksın?…” gibi soruları soruyorsunuz. Benzer şekilde bilgisayar başına oturan çocuğunuzun bilgisayar başında ne kadar vakit geçirdiğini, bu vakti neye harcadığını da sorgulamalısınız.

İnternet bağımlılığı tanısı nasıl konur?

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan ve “DSM-IV” kısaltmasıyla isimlendirilen, Mental Bozuklukların Tanımsal ve Sayısal Elkitabı’nda internet bağımlılığı bir hastalık olarak yer alıyor ve aşağıda göreceğiniz internet bağımlılık anketinde (IADQ) yer alan belirtilerin 5’inin olumlu cevaplanması halinde internet bağımlılığı tanısı konuluyor.

IADQ Soru Maddeleri: (Internet Addiction Diagnostic Questionnaire)

  1. İnternet ve bilgisayar kullanma süreniz hakkında, ailenize, arkadaşlarınıza ya da başkalarına yalan söylediniz mi?
  2. Aklınızı halen internet ile meşgul hissediyor musunuz? (Bir önceki çevirim içi olduğunuz anı veya bir sonraki çevirim içi olacağınız anı düşünüyor musunuz?)
  3. Günlük internet kullanımınızı kontrol altına alabilmek adına, geçmişte başarısızlıkla sonuçlanan denemeleriniz oldu mu?
  4. İnternet ve bilgisayar tutkunuz sebebiyle, herhangi bir anlamlı ilişkinizde, eğitim-öğrenim durumunuzda ya da kariyerinizde sorun yaşadınız mı?
  5. Aileniz ve sevdiklerinizle paylaştığınız zaman dilimi yerine, ekran başında internet bağlantısında olmayı tercih ediyor musunuz?
  6. İnternet bağlantı sürenizi azalttığınız günlerde kendinizi huzursuz, huysuz, depresif veya sinirli hissediyor musunuz?
  7. Gün içinde planladığınızdan daha uzun süre mi çevrim içi oluyorsunuz?
  8. Günlük internet bağlanma süreniz, çevirim içi olma ihtiyacınızla birlikte artış gösteriyor mu?
  9. İnterneti ve bilgisayarı kullanım amacınız, yaşamsal sorunlardan uzaklaşmak veya disforik duygu durumunuzu hafifletmek için mi? (Örneğin çaresizlik, suçluluk, anksiyete-kaygı, depresyon duyguları)
  10. Ekran karşısında bilgisayarda geçirdiğiniz süre sebebiyle, sosyal yaşamınızdaki arkadaşlarınızla planlarınızı erteliyor musunuz?

Çocuk ve ergenlerde internet bağımlılığını önlemek için neler yapılabilir?

  • Yukarıda sıralanan maddelerden 5’ine evet yanıtı veriliyorsa mutlaka bir uzman yardımı alınmalıdır.
  • Ebeveynler en az çocuklar kadar teknolojiyi bilirlerse onlara neyin zarar verebileceği konusunda bilinçli olurlar.
  • İnternet filtresinin etkin bir şekilde kullanılması ve filtrenin sıklıkla değiştirilmesi yararlı olacaktır.
  • Bilgisayarı salon, oturma odası gibi ortak kullanım alanlarında bulundurmak, ekran görünürlüğü açısından önemlidir.
  • Ebeveynler çocukları ile vakit geçirmelidir. Çocuğun bilgisayardan uzaklaşması istenirken, yerine başka bağımlılık yaratacak teknolojik alet (televizyon, cep telefonu) verilmemelidir.
  • Bilgisayar ve cep telefonu kullanım sınırlandırılması olmalıdır. Telefon ile aynı ortamda ders çalışmamalıdır.
  • Ergenlik döneminin en kritik özelliği ergenlerin özgürlüklerine düşkün olmak istemeleridir. Bu sebeple kontrolleriniz olabildiğince onlardan gizli veya onları rahatsız etmeyecek şekilde olmalıdır.
  • Onlara vereceğiniz uyarılar o anlık davranışı yok edecektir ve aranızda zıtlaşmalara sebep olacaktır. O yüzden sürekli uyarılarda bulunmayın.
  • Unutulmamalıdır ki, çocukların-ergenlerin en iyi rol modelleri aileleridir. Bu sebeple öncelikle ebeveyn olarak sizler teknoloji kullanımınızı sınırlandırmalı ve onlara örnek olmalısınız.

Tüm ailelerin teknoloji- yaşam dengesini kurabilmesi dileğiyle…

Sevgiyle kalın. 🙂

 

Kaynaklar:  DSM IV – TR Tanı Ölçütleri

Hunley, S.A (2005). Adolescent Computer Use. US National Library of Medicine.

Margeret, C. (1997). Early Adolescent Computer Use: Isolation or Socialization?

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz