Bezle Vedalaşıp, Sifonla Tanışırken…

Neslihan Gülten
0 Yorum

Tuvalet eğitimi deyince akıllara bezle vedalaşma seremonileri, kakalarla konuşarak sifon çekme sahneleri ve sabrı denenen anne babalar gelebilir; doğrudur da ama tuvalet eğitimi arka planda bunlardan çok daha fazlasıdır. Sabırlı, eğlenceli ve sağlıklı geçen bir tuvalet eğitimi sayesinde çocuğunuzla aranızdaki karşılıklı güven ve bağlılık duygusunu daha da pekiştirebilirsiniz. Tuvalet eğitimini zorlaştıran “bırakma korkusu ”dur aslında. Bezi bırakma, kakaları tuvalete bırakma… Biz yetişkinlerin gözünden bakıldığı gibi değil mesele. Bebeklikten çocukluğa geçişe denk gelen bu zaman diliminde ondan meme emmeyi bırakmasını istiyorsunuz, emziğini başka küçük çocuklara vermesini söylüyorsunuz, üstüne bir de bezini bırakmasını… Bu süreçleri aranızdaki bağı güçlendirerek yaşamanın püf noktası ise doğru zamana karar verebilmektir.

Çocuğunuz tuvalet eğitimine hazır, ya siz o kadar hazır değilseniz?

Bazen aileler doğru zamanı sadece çocuk üzerinden değerlendiriyor. Doğru zaman; hem sizin, hem çocuğunuzun, hem de şartların hazır olduğu zamandır. Örneğin, yakın zamanda bir yakınınızı kaybetmiş olabilirsiniz, işlerinizin ekstra yoğun olduğu, iş seyahatlerinizin artacağı bir dönemde olabilirsiniz, çocuğunuz yakın zamanda bir kardeşi olacağı haberini almış, bakıcınız yeni işe başlamış veya yeni işten ayrılmış olabilir, tüm bu ve buna benzer dönemler tuvalet eğitimi için uygun değildir. Sizin gerçekten sabırlı, kararlı olabileceğiniz, ilginizin çocuğunuzun üzerinde yoğunlaşabileceği bir dönemde olmanız gerekmektedir.

Peki, çocuğunuz için doğru zaman ne zaman?

Siz kendinizi son derece hazır hissediyorsunuz diyelim. Peki ya çocuğunuz için de doğru zaman mı?

Literatürde 18-36 ay arası tuvalet eğitimi için ideal dönem olarak tanımlanmaktadır. Literatürün verdiği aralığa da uyuyorsunuz diyelim, peki ya çocuğunuz bu sürece hazır mı?

Çocuğumun tuvalet eğitimine hazır olduğunu nasıl anlayabilirim?

Çocuğunuz, kendini sözcüklerle ifade edebiliyor, isteklerini dile getirebiliyorsa, temel öz bakım becerilerini kazandıysa (üzerindeki t-shirt ü çıkarmak, ellerini yıkamak vb.) ve bezinin ıslaklığından rahatsız olduğunu belli ediyorsa kendi tuvalet eğitiminin kahramanı olmaya hazırdır. Her çocuğun gelişiminin farklı seyrettiğini unutmadan, etrafınızdaki çocuklarla karşılaştırma yapmadan, çocuğunuzun fiziksel ve ruhsal gelişim sinyallerini doğru yorumlayarak yola çıkabilirsiniz.

Peki ya tuvalet eğitimine nasıl başlamalıyız?

Çıktığınız bu yolda konuya pat diye girmemenizi öneririm. Tuvalet eğitimi sürecinde işe yarayacak basit bir kaç öneriye yer verecek olursak;

  • Bezle vedalaşmadan bir süre önce kitaplar ve hikâyelerle hem çocuğunuzu yaşanacak olan sürece hazırlamış olur, hem de birlikte paylaştığınız şeyler listesine eğlenceli tuvalet eğitimi kitaplarını da eklemiş olursunuz. Kitapları okurken banyoda olmanız, çocuğunuzun zihninde olayları görsellerle pekiştirmesine yardımcı olur.
  • Sifon sesi çocuklar için ürkütücü olabiliyor kimi zaman, bunu yenmek için sifonla oynamasına izin verebilirsiniz.
  • Tuvalet eğitimi sırasında banyonuzu eğlenceli hale getirmek işleri kolaylaştırabilir. Hatta lazımlık, iç çamaşırı, sabunluk almak için beraber alışverişe çıkabilirsiniz. Çocuğunuz kendi seçtiği lazımlığı daha çok benimseyecek, kendi seçtiği iç çamaşırı için daha çabuk bezle vedalaşmak isteyecektir.

Tuvalet eğitimi sürecinde çocuğunuzun banyoyu benimsemesini sağlayın…

  • Tuvaletten sonra ellerini yıkama alışkanlığını ona ait minik bir sabun ve sabunluk alarak kolaylaştırabilirsiniz. Şöyle düşünün temel hedefimiz çocuğunuzun banyoyu benimsemesi. Çocuk orada kendine ait bir şeyler buldukça, banyo zevkle dişlerini fırçaladığı, yıkanmak için sabırsızlandığı, ellerini yıkama rutininden şikâyet etmediği, bırakma korkusu yaşamadan çişini kakasını yaptığı bir mekân haline gelecektir.

“Bir günlük beze geri dönelim bir şey olmaz..”

  • İstikrarlı ve kararlı olmak süreci hızlandırır. Örneğin, tuvalet eğitimine başladınız ama hafta sonu da bir doğum gününe davetlisiniz, “bir günlük beze geri dönelim bir şey olmaz” diye düşünmek ne yazık ki o kadar masum bir yaklaşım değil. Tuvalet eğitimi sürecine başladığınız zaman, bezle tamamen vedalaşıp bez alternatifini rafa kaldırmalısınız. Çocuklar istikrar sever, rutinler ve sınırlar hayatlarını kolaylaştırır.

Tuvalet eğitimi sürecinde çocuğunuzun destekçisi olun..

  • Tuvalet eğitimi sürecinde giyip çıkarılması kolay kıyafetleri tercih etmelisiniz. Çocuğunuz tuvaletinin geldiğini son anda fark edip bir de külotlu çorabını çıkarmakla uğraşırken tuvalete yetişemeyebilir ve kendini başarısız hissedebilir. Bazen de oyunu yarıda bırakıp gitmek istemedikleri için tuvalete yetişemezler. Oyun oynarken ona küçük hatırlatmalarda bulunabilirsiniz. Örneğin, “Tuvaletin geldiyse gidelim, dönünce kaldığımız yerden devam ederiz oyununa, söz bu legolara kimse dokunmaz biz dönene kadar” diyerek güven verebilirsiniz.

Yine mi altına kaçırdın? Ne zaman öğreneceksin tuvalete yapmayı??

Sabır bu işin olmazsa olmazı. Ama ceza vermek, çocuğunuzun yanında “Yine mi altına kaçırdın? Yine mi yatağını ıslattın?” diye şikâyet etmek ise bu işin olmazı. Cezalarla verilmeye çalışılan tuvalet eğitimi aranızdaki bağı zedeler.

Her çocuğun dinamikleri farklı..

Kimi çocuk bu süreci 1-2 hafta içinde rahatlıkla tamamlarken, kimi çocuk için bu süreç 1-2 ay sürebilir. Siz hem kendinizi, hem çocuğunuzu ne kadar stresten uzak tutarsanız o kadar sağlıklı bir tuvalet eğitim süreci yaşarsınız. Her şeye rağmen çocuğunuz direnç gösteriyorsa, kazanılmış becerilerinde gerileme gözleniyorsa veya siz bu eğitimi verirken zorlandığınızı hissediyorsanız bu konuda bir uzmana danışmaktan çekinmeyin. Ve son olarak hatırlatmak isterim ki; tuvalet eğitimi çocuğunuzla 1 kere yaşayabileceğiniz bir süreç, bu yüzden tadını çıkarmaya, aranızdaki güven bağına bir ilmek daha atmaya bakın.

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz