Berna Salkaya

admin

Uzaktan o çok havalı gözüken plaza hayatının içinde o toplantı senin bu toplantım benim koştururken kendimi ne kadar izole bir hayatın içine soktuğumun hiç farkında olmadım. Elimde maddesi hiç tükenmeyen bir “to do” list, karşımda laptop çılgınlar gibi çalışırken, o dönem hayattaki en önemli hedefim “iyi bir iş kadını” olabilmekti. Yoğun mesailer, yeni sorumluluklar derken hayat bana yapmam gereken şeyler listesinde hep yeni eğitimler, sertifikalar, kişisel gelişim programları sundu. Ara sıra iç sesime kulak vermeye çalışsam da temponun beni tam anlamıyla ele geçirdiğini itiraf edeyim.

Sonra bir gün pat diye durdum, hayatımın en büyük şokunu yaşıyordum çünkü, ‘ANNE’ olmak bu planların arasında yoktu. Ultrason çıktısını elimden düşürmediğim üç günün sonunda ise, inanması güç ama hiç planlamadığım annelik macerasını sanki aylardır bekliyormuş gibi heyecanlıydım.

Hamilelik ve sonrasında gelen annelik süreci çok eşsiz bir kafa hali. Nasıl oluyor da “herhalde böyle bir şey başıma gelse çıldırırdım” diyeceğim örneklere karşı müthiş bir anlayış ve sevgiyle yaklaşıyorum hala anlayabilmiş değilim. Kurumsal hayatta “restimi çeker, işime bakarım” tripleriyle ortalıkta dolaşırken profesyonel hayatın evdeki sınavdan daha kolay olacağının farkında değildim tabi o zamanlar 🙂 Gerçekten öyle ama. Profesyonel dünyada her soruna öyle ya da böyle bir çözüm bulunurken, gecenin saat 3 ünde yırtınırcasına ağlayan bir bebeğe hastanelerin acil servisleri bile çözüm bulamayabiliyor. Acaba nasıl sakinleştirebilirim diye düşünüp siz ondan daha fazla panik olmuşken, o çok alakasız bir pozisyonda fön makinesi sesinde sakinleşip uyuyabiliyor. Yaşadığınız her sorun sonrasında acaba bir başkasının da başına geldi mi diye internetten medet umarken, araştırma ve keşfetme becerileriniz top seviyeye ulaşıyor mesela. Tüm bunlar olup biterken durumdan hiç şikayetçi olmamak da anne olduktan sonra gelen o eşsiz kafa halinin mucizesi galiba. Mutlu olduğu her an o kocaman gözlerini küçülterek kahkahalarla gülmesini izlemek kadar tatmin edici bir duygu yok benim için. Özetle anne olmak ile ilgili söyleyebileceğim en güzel sözcük “iyi ki”.

Sözde kendimi tanıtmak amacıyla başladığım bu yazıma son vermeden önce çok kısaca kendimden de bahsedeyim 🙂 Hala kurumsal bir firmanın IT departmanında çalışmaya devam ediyorum. Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği mezunuyum. Dans etmeyi, spor yapmayı ve yeni ülkeler keşfetmeyi aşırı çok severim, boş zamanım genelde olmaz. Her boş zamana mutlaka bir şeyler sıkıştırmak en spesifik özelliğimdir. Aileme aşırı düşkünüm, arkadaşlarımla vakit geçirmeye de bayılırım.

Yazdıklarımı okudukça beni daha iyi tanıyacağınız bu platformda, en az benim kadar keyifli vakit geçirebilmeniz dileğiyle…