Aşılarla İlgili Tartışmalar ve Aşıların Yan Etkileri

Aysel Karaca Ünlü
0 Yorum

Aşılar hastalıkların vücutta oluşturacağı yanıtın provası gibidir. Aşı olmuş bir kişide gerçek hastalık etkeni ile karşılaşıldığında kişinin hasta olmasına gerek kalmadan bağışıklık sistemi mikrobu yok eder.

Günümüzde aşı karşıtı birçok görüş sahibi bulunmaktadır. Ancak bunların bir çoğu bilimsel temellere dayanmadan dile getirilen düşüncelerdir. Peki nereden çıktı bu aşı karşıtlığı? 1998 ‘de The Lancet isimli İngiliz tıp dergisi otizm ile kızamık, kızamıkçık, kabakulak (KKK) aşısı arasında bir ilişki olduğunu iddia eden Andrew Wakefield isimli bir doktorun makalesini yayınladı. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda bu doktorun bilimsel verileri çarpıttığı ortaya çıktı ve makale yayından kaldırılarak Andrew Wakefield’in hekimlik lisansı iptal edildi. Ancak bu gerçek ispat edilene kadar, meşhur insanlar arasında aşı yaptırma korkusu başladı ve bu korku git gide yayıldı.

Günümüzde hala, aşı karşıtı bir takım insanlar korkutma kampanyaları yaparak insanları aşı yaptırmak konusunda endişelendirmeye devam ediyor. İnsanların aşıların içindeki maddeleri bilmemesinden faydalanarak  onları anlamadıkları şeyler üzerinden korkutuyorlar. Biraz daha açıklayacak olursak;

Thimerosal nedir?  Aşıların içerisinde civa bulunur mu ?

Thimerosal adlı madde otizme yol açar denildi. Thimerosal aşıların bozulmaması için konulan ve içeriğinde civa bulunan bir maddedir. Evet aşıların içerisinde civa vardır ancak bu civa vücuttan atılabilen etil civadır, yani asıl zarar veren metil civa değildir. Metil civa sık sık yediğimiz ton balığında bol miktarda bulunur. Institute of Medicine raporunu da içeren birçok çalışmada thimerosal içeren aşılar ve KKK aşısı ile otizim arasında herhangi bir nedensel ilişki bildirilmemiştir. Yine yakın zamanda ABD mahkemeleri ‘Omnibus Otizm Davası’ vasıtası ile thimerosal içeren ilaçlar veya KKK aşısı ile otizm arasında herhangi bir nedensel ilişkiyi gösterecek kanıtların yetersiz olduğu hükmüne varmıştır. Tüm bunlara rağmen civa nedeniyle aşı yaptırmayan insanlara engel olabilmek için thimerosal artık aşılarda kullanılmıyor.

Aşıların içerisinde alüminyum bulunur mu ?

Aşı karşıtları bu sefer de alüminyum üzerine tartışmalar başlattı, ancak aşılarda alüminyum miktarı son derece düşük düzeylerdedir ve bu düzeyin sinir sistemi üzerinde kanıtlanmış bir toksik etki göstermediği kabul edilmektedir. Unutulmaması gerekir ki faydalı ve zararlı arasındaki farkı belirleyen şey miktardır. Çok fazla su içmek bile insanı öldürebilir.

Yaklaşık %80-85 kadar insan rutin olarak aşılanırsa bir grup bağışıklığı oluşur ve bu da alerjisi olduğu için veya başka bir sebepten dolayı aşılanamayan insanların korunmasını sağlar. Aşı olmayan insanların sayısı arttıkça salgın tehlikesi artar ve kaybolup gitmek üzere olan kızamık, boğmaca, çocuk felci gibi hastalıklar geri gelmeye başlar.

Aşı olmanın riskleri nelerdir?

Her tıbbi işlem gibi aşıların da bazı riskleri vardır. Çoğu çok hafiftir. Ciddi reaksiyonlar ise çok ama çok nadirdir.

Aşının yan etkileri nelerdir?

Aşı sonrası görülen hafif yan etkiler; ateş, bölgesel kızarıklık, şişlik ve hassasiyet, uyku hali ve iştahsızlık, artmış huysuzluk, hafif döküntü ( özellikle su çiçeği aşısından sonra )

Aşı sonrası ciddi olabilecek yan etkiler; bayılma (özellikle ergenlerde), ateşli nöbet (kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı, suçiçeği aşısı ve difteri-tetanoz- atipik polio aşıları sonrası), geçici eklem ağrısı veya tutulması (kızamık-kızamıkçık- kabakulak aşısı sonrası), yüksek ateş, geçici kan değeri değişikliği

Aşılamanın amacı kişiyi hastalıklardan korurken aynı zamanda toplum sağlığını korumak ve bulaşıcı hastalıkların yeryüzünden silinmesini sağlamaktır. Bu konuda bilinçli insanların sayısını arttırmanız dileğiyle…

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz