Annelik Bunun Neresinde ?

Selin Atacan Oral
2 Yorum

Hep aklımıza gelen sorudur değil mi? Bakıcı annelerimiz mi olsa, ki bu çoğunlukla anneanne ya da babaannedir, ya da bir bakıcı mı tutsak?

Benim ki, uzun soluklu kısa bir hikaye. Evet, bizim anneannemizdi çocuklarımıza bakan annemiz. Hatta o kadar fedakar bir anneanne ki, taaa Ankara’dan kalkıp, evini satıp, babamı da peşine takıp koşa koşa gelmişti İstanbul’a. Çünkü benim annem bir görev insanı ve eşim evlendiğimizin ikinci ayında “bizim çocuğumuz olursa siz bakar mısınız?”, demişti ona.

Sanırım dünyada ki en güvenli duyguydu yaşadığım. Annem çocuklarıma sonsuz bir sevgiyle bakıyor, bir dedikleri iki edilmiyordu. Evde de işler yolunda gidiyordu. Kızımıza bakmaya başladığında, sabahları işe giderken,  en güzel uykusunda kucağa alınıp anneanneye bırakılıyordu Derin. Soğuk ve karlı günlerde annem evimize geliyordu. Gün içinde kendileri karar veriyorlardı nerede kalacaklarına. Annemin evi evimize çok yakındı. Hatta günlerce aramışlardı o evi. Yetmemişti, bende dayanamayıp hamile halimle bir hafta takılmıştım peşlerine o arayışta. Yakın olunca anne-baba her şey yolunda gidiyordu. Derken ikinci bebek haberi geldi. Bu işe en çok sevinen de babam olmuştu. “Oh çok şükür, İstanbul’a taşındığımıza değdi”, demişti. Annem temkinliydi ve korkuyordu. Ben mi? Çok net korkuyordum. Çünkü ben tek çocuktum ve tek bildiğim Derin tek çocuk olmayacaktı. Bu da başka bir yazının konusu. Tek mi? Çok mu?

Dönelim asıl konumuza, Doruk’ta ailemize katılıp; benim de tekrar işe dönme zamanım gelince, annemin de bize yerleşme zamanı gelmişti. Çünkü artık 2,5 yaşında, anaokuluna giden bir Derin ve 8 aylık, bakıma muhtaç bir Doruk vardı. Evde her şey yolundaydı. Kurumsal hayata geri dönmekle, mesai süreleri yine insan üstü bir güce çıkmış; bununla beraber annenin eksikliğini hissettirmemek için canla başla çalışan anneanne ve dede de evimizde yerlerini almıştı. Eve haftada iki gün gelen bir de ablamız vardı. Bütün kontrol anneannedeydi. Ev işi, çocukların bakımı, evin bakımı, mutfak, odalar, alışveriş, düzen, tertip… buraya kadar her şey harika değil mi? Okumayı bırak, kendim yazarken bile sorası geliyor insanın, daha ne istiyorsun diye?

İşte her şey bu soruyu sorunca başlıyor. Bakıyorsun etrafa bir aydınlanma geliyor sana. Evet, her şey çok güzel. Tekrar annem ve babamın tatlı, işinde gücünde, sen sadece işinde başarılı olmayı düşün gerisini biz hallederiz dedikleri kızları olmuştum. Peki ben bu muydum? Ya da bu mu olmayı istiyordum? Cevabı çok net bir soruydu bu, Hayır. Ben anne olmak istiyordum. Evimde neyim eksik, çocuklarımın nesi eksik bilmek istiyordum. Annem beni de işlerin içine katmaya çalışsa da, bu açıkcası pek de mümkün olmuyordu. İnsanoğlu bu, rahata alışınca kendi sorumluluklarını alması zorlaşıyor. Sonra ne mi oluyor? Sonra birisi karşına çıkıp, silkelen diyor. Kendine gel ve evimizin sorumluluğunu al lütfen diyor. 20% kapasitenle evdesin, bu duygunun seni yiyip bitirmesine izin verme diyor. Çocukların gözünün içine bakıyor ve neredesin diyor? Buradayım, tam yanınızda, sizinleyim diye haykırıyor için, dışından bir ses çıkmıyor, çıkamıyor. Hayat devam ediyor…

Evde annen ve baban olunca koşarak eve gelmek istiyorsun. Saat akşamın bilmem kaçı olmuş, insanlar hayatlarından ödün vererek senin hayatını yaşıyorlar, sen sokakta duramıyorsun. Eve gelince de aklın kalıyor dışarıda. Hadi itiraf edelim kendimize kaç kere hissettik böyle? Yalan söyleyemeyeceğim, çokca hissetmişliğim vardır bu duyguyu…

Son 6 yılını kurumsal hayatın içinde, çocuklarını anne ve babasına emanet eden Selin’e bugün ne mi oldu?

Anneliğimi ne kadar da özlediğimi hatırladım. Evime sahip çıkmaya, çekirdek ailemi korumaya karar verdim. Kendimi değiştirerek, radikal kararlar aldım. Bir eğitimde, sevgili eğitmenimin söylediğini yaptım. Neler mi yaptım?

  • Cesaretimi topladım ve Hayatımın Lideri oldum.
  • Haftada iki gün gelen ablamızı, tam zamanlıya çevirerek, evin 90% kontrolünü ele geçirdim.
  • Evimizi değiştirdik. Özellikle yapılmış bir şey değildi, çocuklar için bahçeli bir eve geçme isteğimiz. Tamam burada da bir itiraf, rahat dürttü…
  • İstifa ettim. Burada eşimin sonsuz desteğini aldım.
  • Neden değişmeliyim, günlerce düşündüm.

Şimdi ne mi yapıyorum? Öncelikle anneliğimin keyfini çıkarıyorum. Anlıyorum ki, evde annen de olsa, yardımcı da olsa ev hiç toparlanmıyormuş, bunu dert etmiyorum. Görüyorum ki, annenin yeri doldurulamıyormuş, annelik yaşanıyormuş. Öğretirken öğrenebiliyormuşsun. Çocuklarım çok farklıymış meğer, en çok da bunu görebilmiş olduğuma her gün şükrediyorum. Hırçınlıklarının sebebi biraz da benmişim. Hiç görmek istememiştim bunu. Onlarla olmak isterken, onlara ne kadar da haksızlık ettiğimi, yaşadıkça ancak hissedebiliyorum. Sahip olduğum herkes ve her şey için her gün Tanrı’ya daha da şükrediyorum.

Evet evde annemin olması sonsuz bir güven. İş yerindeyken bir an bile elim telefona gitmedi. Hasta olduklarında bile sadece bir şeye ihtiyaç var mı, yoldayım demek için aradım evi. Bir an olsun durup arkama bakmak zorunda kalmadım. Her gün Tanrı anne ve babamı korusun diye dua ettim. Çünkü onlar olmazsa ne yaparım bilemiyordum. Çevremde bakıcı ile çocuklarını büyüten arkadaşlarım yaşadıkları sıkıntıları anlatırken, ben en ufacık bir hayıflanma kelimesi kullansam, bakışları içimi delip geçiyordu. Ne saçmalıyorsun diyorlardı. Annem, canım, her şeyim. Sen bana üzülürken, ben de senin babam ile yaşayamadığın hayatına üzülüyordum. Evinize bir an önce gidebiliseniz diye kendimden veriyordum. Aklım keşkelerimde kala kala.

O zaman ben kendime bir teşekkür yazısı yazarak noktayı koyuvereyim.

Sevgili Selin,

Sana çok teşekkür ederim duygularını hatırladığın ve kendin olmak için büyük adımlar atmayı başardığın için. Lideri olduğun hayatının keyfini sürmeni dilerim.

Sevgilerimle,

Selin…

2 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

2 Yorum

Avatar
Berrin 24 Kasım 2017 - 22:58

Canım ne kadar da güzel anlatmışsın anneliği, anne olmayı, hayata ve çocuklara bağlılığı.
İçim bir tuhaf oldu, benim keşkelerim oldu.

Reply
Selin
Selin 27 Kasım 2017 - 15:23

Teşekkür ederim berrin ‘ciğim.anneliğin keşkeleri hep ortak sanırım. ☺️

Reply

Yorum Yaz