Anne Sütünün Faydaları Nelerdir?

Damla Arslan
0 Yorum

Ben dahil bütün uzmanlar ‘İlk 6 ay mutlaka anne sütü’ diyor. Peki bu besini bu kadar mucizevi kılan nedir? Merak ediyorsanız yazının devamını dikkatlice okumanızı tavsiye ederim. Anne sütü, yeni doğan bebeğin normal gelişmesini sağlayan ve besin öğesi bileşimi, bebeğin gereksinimini karşılayan en uygun ve doğal besindir. Anne sütü içeriğinde protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineraller bulundurmasının yanı sıra antienfektif öğelerin bulunması bakımından eşsizdir, bu yüzden hala endüstriyel olarak anne sütüne yakın bir besin yapılamamıştır.

Anne Sütünün Gelişim Evresi

Anne sütü zamanla değişiklik göstermektedir. Anne olanlar bunun farkındadır ancak anne adayları sizler için bu gelişim evresinden biraz bahsetmek isterim.

Doğumdan hemen sonra gelen süt normal (olgun) süte oranla koyu sarı renktedir. Bu süte kolostrum adı verilir ve 5 gün boyunca bu süt salgılanır. Bu süt olgun süte oranla çok daha fazla antienfektif öğelere (IgA, laktoferrin, T ve B lenfositleri gibi) sahiptir. Bu özelliği ile bebeği Hepatit A yani sarılık dediğimiz hastalıktan korur. Bebek tamamen steril ortamdan dış dünyaya geldiği için ilk bir kaç gün çok önemlidir. Kolostrum bebeğin enfeksiyonlardan korunmasını sağlar.

5-10 gün arasında salgılanan süte ise geçiş sütü denilmektedir. 3.haftadan sonra geçiş sütü tamamen olgun süt haline gelir. Bu değişim sürecinde sütün yapısı da değişir. Kolostrumda olgun süte oranla daha fazla protein ve su bulunurken,  yağ ve laktoz oranı daha düşüktür. Bunun nedeni yeni doğan bebekteki dehidratasyonu (su kaybı) ve hipoglisemiyi (kan şekeri düşüklüğü) önlemesidir.

Anne Sütünü İnek Sütünden (hayvansal sütlerden) Üstün Kılan Özellikler

  • Anne sütünde inek sütüne oranla 3 kat daha az protein bulunmaktadır. Ancak anne sütünün protein yapısı inek sütünden oldukça farklıdır. Kimyasal yapısını sizlere burada açıklamam çok bilimsel olacak, ancak şunu söyleyebilirim ki anne sütündeki protein yapısı daha zengin ve daha kolay sindirilebilirdir. Ayrıca ß-laktoglobulin denilen whey proteinlerin önemli bir kısmını oluşturan allerjen madde, anne sütünde bulunmazken inek sütünde bulunmaktadır. Alerjik özelliğe sahip olan ß-laktoglobulin bebekte alerji, solunum sisteminde bozukluk ve döküntülere sebep olur.
  • Protein yapıtaşlarından birisi olan taurin aminoasidi, anne sütünde inek sütüne oranla 40 kat daha fazladır. Büyümeyi düzenleyen, retina (göz bebeği) zedelenmesini önleyen ve sinir sistemini düzenleyen taurinin eksikliği çocuğun gelişmesini olumsuz etkiler.
  • Antienfektif öğeler dediğimiz T ve B lenfositler, Bifidus faktör, lizozim, laktoferrin, imminoglobülinler ve daha buraya yazamayacağım bir çok öğe anne sütünde oldukça fazladır. Bu öğelerin bazıları inek sütünde ya eser miktarda bulunur ya da hiç bulunmaz. Bu öğeler bebeğin patojen(hastalık yapan) bakterilere karşı bağışıklık kazanmasını sağlarken, viral yollu bulaşabilecek hastalıklara karşı bebeği korur ve bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Anne sütüdeki enerjinin yarısı içindeki yağdan sağlanır. Süt olgunlaştıkça yağ içeriği artar ve bebek yağdan zengin sütü içince doygunluk hissini daha çabuk hisseder ve memeyi bırakır. Bu yüzden ilk 5 günde gelen kolostrum, olgun süte oranla yağdan fakir olduğu için yeni doğan bebeği çok sık aralıklarla beslemeniz gerekmektedir. Anne sütündeki yağın içeriği inek sütüne oranla daha zengindir. Çünkü içindeki yağ asitleri (EPA,DHA) beyin gelişimini destekler ve hücrenin yapısını düzenler niteliktedir. Bu yağ asitleri inek sütünde bulunmaz. Ayrıca anne sütünün içinde lipaz (yağı parçalayan enzim) bulunduğu için bebek için sütün emilimi ve sindirimini çok daha kolaydır.
  • Yavaş ve kolay sindirilebilen kan şekerini, çocuğun fizyolojisine uygun olarak düzenleyen süt şekeri olan laktoz anne sütünde ve inek sütünde bulunmaktadır. Laktoz miktarı anne sütünde daha fazladır. Laktoz, anne sütünde bulunan diğer karbonhidratların (glikoprotein ve glikopeptidler )ve bebeğin bağırsağında bulunan yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlayan bifidus faktör (büyüme faktörü) uyarır. Anne sütü alan bebeğin dışkısının anne sütü almayan bebeğe göre daha farklı olduğunu göreceksinizdir.
  • Bebeğin kemik gelişimi için D vitamini oldukça önemlidir. Anne sütünde 22 IU/lt D vitamini bulunur ancak günlük gereksinim 400 UI/lt olması gerekir. Bu yüzden yeni doğan bebeğe D vitamini takviyesi yapılması gerekir. İnek sütünde D vitamini yok denecek kadar azdır.
  • Anne sütünde 15 mg/lt bulunan K vitamini bebeğin gereksinimi için yetersizdir. Hemorajik (kan)hastalıkların önlenmesi için mutlaka yeni doğan bebeğe takviye edilmesi gerekir.
  • A ve C vitamini bağışıklığı güçlendiren en önemli vitaminler arasında yer alır. Anne sütünde bulunan miktarları inek sütünden oldukça fazladır.
  • Anne sütünde bulunan kalsiyum inek sütünün %25’i kadardır. Ancak kalsiyumun emilimi anne sütünde %55 iken bu oran inek sütünde %38’dir.
  • En önemli minerallerden birisi olan demir anne sütünde ve inek sütünde miktar olarak hemen hemen aynıdır. Ancak anne sütündeki demirin %50’si emiliyorken, inek sütünde sadece %5-10 emilmektedir. Yani anne sütündeki demirin biyoyararlılığı çok daha fazladır.
  • Anne sütünde selenyum minerali inek sütünden 4-5 kat daha fazladır. Selenyum bağışıklık sisteminde yer alan kanser dahil bütün kronik hastalıkların oluşumunu engelleyen antioksidan bir mineraldir.
  • Anne sütünde birçok mineral (çinko, bakır, flor gibi) bulunmaktadır ve miktarı bebeğin gereksinimine uygun şekildedir.

Her zaman steril ve ısı derecesi uygun olan, besin öğeleri bebeğin gereksinimini karşılayan, koruyucu etmenler içeren, bebeği  solunum, gastrointestinal enfeksiyonlar ve alerjiye karşı koruyan, bebeğin çene/diş gelişiminin yanı sıra ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olan ve en önemlisi bebeğin ileriki yaşlarda diyabet, kanser, çölyak, kalp damar hastalıkları gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltan, aynı zamanda anneyi meme kanseri, over kanseri, anemi(kansızlık) gibi hastalıklara karşı koruyan, anne ile bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirerek sevgi dolu bir ilişkiyi emzirme ile başlatan anne sütü, tüm bu saydığım özellikleri ile mucizevi bir besin haline gelmektedir.

Anne sütü, ilk 6 aya kadar besin öğeleri gereksinimlerini tamamen karşılasa da 6 aydan sonra bebeğin büyümesiyle artan besin öğesi gereksinimlerini tamamlayıcı besinlerle sağlamak gerekir ve 6 aydan sonra ek gıdaya geçilir. Dünya Sağlık Örgütü bebeğin gelişimi için 2 yıla kadar emzirmenin devam etmesi gerektiğini açıklamıştır. Bebeğinizi 2 yıl emzirdikten sonra tamamen normal beslenmeye geçebilirsiniz.

Beslenme ve Diyet Uzmanı

Damla Arslan

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz