Anı Yakalamak

Berna Salkaya
0 Yorum

Uyku zamanı bizim evin ritülellerinden biri artık. Pera her gece uykum geldi dedikten sonra günün şanslısını seçiyor ve şarkılar eşliğinde yatak odasının yolunu tutuyoruz. Eğer canı gerçekten uyumak istiyorsa, uykuya dalması sadece bir kaç dakika sürüyor, ama eğer istemezse… İşte o zaman bir saat boyunca verdiği komutlara uygun masallar anlatmak, şarkılar söylemek gerekebiliyor.

Geçen akşam da tam da böyle bir uyku seramonisinin içindeydik. Çocukluğunda pokemon izlemiş olanlar Jigglypuff’i bilir; böyle gecelerde Pera uyumayan ama karşı tarafa uyku enjekte eden bir Jigglypuff adeta. Ben Pera’yı uyutacağıma, onun beni uyutmasına ramak kala aramızda şöyle bir diyalog geçiyor:
P: Şesum de anne
B:
P: Şesum de anne
P: Şesum
P: Şesum soler misin anne?
B:( belki vazgeçer diye düşünerek başvurduğum sessiz kalma taktiği işe yaramayınca) Şesum bebeğim.
P: (kahkahalar eşliğinde) bi daha sole anne.
B: Şesum, şesum, şesum. ( kelimenin ne anlama geldiğini ve neden onu bu kadar güldürdüğünü anlayamadan, bende gülüyorum söylerken)
P: Odama gidelim mi anne, kalkalım mı ?
B: Kalkmayalım bebeğim, uykumuz geldi.
P: Sarılalım mı anne? (daha cevap vermeme fırsat kalmadan, sırtını bana yaslayıp uyku pozisyonu alıyor )
B: Sarılalım bebeğim?
P: Yanıma yaklaş anne (o minicik elleriyle yüzümü tutup kendi yanağına yaklaştırıyor o sırada. Yanak yanağa yatarken, ağırlaşan kirpiklerinin hareketlerini hissediyorum yüzümde. Allahım nasıl güzel bir his demeye kalmadan, asıl vurucu darbeyi yapıyor.)
P: Sen en çok kimi seviyorsun anne?
B: Seni seviyorum bitanem..
Bu son cümleden sonra da kendini uykuya bırakıyor. O kadar masum, o kadar saf ki; gözlerim doluyor o saflığına. Öyle huzurlu uyuyor ki kollarımın arasında, yatağına bırakmaya kıyamıyorum.

Aradan bir kaç gün geçmesine rağmen, hala o anın etkisini üzerimden atamadığım için yazmak istedim. Sanırım hayatım boyunca hiç unutmayacağım, tadı damağımda kalan anlardan biri olacak bu benim için..

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz