40 yaşından sonra Anne Olmak

Sizden Gelenler
0 Yorum

Bugün “Sizden Gelenler” köşemizde Songül Tunç bizimle hikayesini paylaşıyor.

İlk bebeğimi kucağıma aldığımda 24 yaşındaydım. Üstelik 24 yaşında ve tecrübesiz olmam yetmiyormuş gibi çok stresli, sürekli mesai isteyen bir iş alanı olan bankacılık sektöründe çalışıyordum. Şimdi dönüp baktığımda gördüğüm harala gürele geçmiş bir hamilelik dönemi ve anneliğin o ilk heyecanını bile düzgün yaşayamadığım günler.. Oysaki o günleri yaşarken, her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu düşünüyordum..

Çalışan anne olmanın zorluklarını kızımla birlikte yaşadığımızdan dolayı, çalışırken 2. çocuğa cesaret edemedim açıkcası. 39 yaşında emekli olup işten ayrılınca ise yoğun ve tempolu bir ortamdan çıkıp bir anda kendimi bana tamamen yabancı bir ortamda buldum. Bu sırada tabi ki kızım artık büyüyüp genç bir kız olmuştu. Okulunda başarılı, iyi bir arkadaş çevresi olan karşılaştığı problemlerle tek başına başa çıkabilen güçlü bir kızdı. Her şeyi paylaşabiliyorduk fakat bir eksik vardı. Kızımın bir kardeşi yoktu. 4 tane kardeşi olan ben, kardeş kavramının önemini elbette ki çok iyi biliyordum ve içten içe aslında hep kızımın bir kardeşi olmasını istiyordum.

Yaşımın 39 olmasından dolayı ilk başlarda kardeş fikri bana biraz korkutucu geldi. Ancak zamanla korkularımı bir kenara bırakıp kardeş ve yeniden anne olma fikrine sıcak bakmaya başladım. Bir cesaret karar verdim ve 40 yaşımda 2. çocuğuma hamile olduğumu öğrendim. Beklendiği üzere ileri yaş hamileliği olduğu için sıkı kontroller ve testlerden sonra nihayet 41 yaşında oğlum Berat Engin’i sağlıklı olarak kucağıma aldım.

İşin kötüsü ben yine tecrübesiz sayılırdım çünkü nasıl geçtiğini bile anlamadığım ilk annelik deneyimimin üzerinden tam 16 sene geçmişti 🙂 En ufak problemde elim ayağım birbirine giriyordu. Oğlum sürekli ağladığı için onla yalnız kalmaktan bile korkuyordum. Neyse ki 3 ay içerisinde ağlama nöbetleri biraz daha düzene girdi, biz birbirimize alıştık. Yemek saatleri, uyku saatleri eğlenceli olmaya başladı. Biraz daha büyüyünce gündüzleri parka gitmeye başladık. Bunların bir çoğu ilk çocuğumda yaşayamadığım şeylerdi. O yüzden bu sefer her şeyi tadına vara vara yapıyordum.

Oğlum büyüdükçe çok iyi bir ikili olduk. Birlikte tatillere gittik, konuşmaya başladığında anlamsız ama komik sohbetler ettik. Hemen her gün, günlük işlerim bittikten sonra Engin için aktivitelere katıldık. İlk zamanlarda kızım bu durumdan çok hoşlanmasa da zamanla o da kardeşine alıştı.  Şimdilerde dolu dolu yaşanmış 5 yılı geride bıraktık. Oğlum artık anaokuluna gidiyor, şarkılar söyleyip hikayeler anlatıyor, akşamları ablasıyla mısır patlatıyor. Hatta yeri geliyor konuşmalarımıza itiraz ediyor 🙂 Oğlumda kızımla birlikte en iyi arkadaşım oldu.  Evlat insanoğluna bahşedilmiş en büyük hazinedir. İyi ki korkularıma dur deyip bu kararı vermişim ve yeniden anne olmuşum.

Sevgiler.

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz