16-18 Aylık Bebeğiniz ve Bebeğinizin Dil Gelişimi

Burçak Aykul Öztürk
0 Yorum

Küçük çocuğunuzda fark edeceğiniz ilk dil gelişimi muhtemelen gördükleri herşeye isim takmaya başlamaları olacaktır. İletişim şeklinin her geçen gün hızla şekilleneceği bu süreçte sizi neler bekliyor bakalım. 🙂

İlk kelimelerini bu aylarda söylemeye başlarlar.

Çocuğunuzdan en sevdiği oyuncağını getirmesini istediğinizde bunu seve seve yapacaktır. Ona oyun odasının dışında kaldığınızı söylediğinizde ise koşa koşa yanınıza gelebilir. Aynı şekilde yatma vakti geldiğini söylediğinizde yatmak istemeyebilir ve tam tersini yaparak bir yere saklanabilir. Bütün bunlar aslında çocuğunuzun söylediklerinizi çok iyi anladığının bir göstergesidir.

Çocuğunuz 16 aylık olduğunda, kendi konuşması hala saçma sapan olsa bile, söylediklerinizin çoğunu anlıyor. ”Alıcı dil” olarak adlandırılan, konuşulan dili kavrama yeteneği, bebeğinizin konuşma becerilerini kazanması için ilk önemli adımdır. Bebeğiniz anne karnındayken sesinizi ilk duyduğu andan beri alıcı dil becerilerini kazanıyor. Şimdi ise ikinci yılının çoğu zamanını bu alıcı dil yeteneğini mükemmelleştirmek, kelime hazinesini geliştirmek ve bir çok karışık dilbilgisi kuralını kavramak için kullanacak.

Peki dil öğrenmek neden bu kadar uzun sürüyor?

Bu sorunun cevabı aslında oldukça basit. Bir çocuğun konuşmayı öğrenirken fikirlerini, gözlemlerini ve duygularını kelimelere dökmesi için gerekli dilbilimsel kuralları öğrenmesi küçümsenecek bir başarı değildir. Ayrıca dil edinimi, dilbilgisi kurallarını öğrenmek ve bunların nasıl uygulanacağını çözmek gibi oldukça karmaşık bir süreci gerektirir. Çoğu gelişimsel dönemde olduğu gibi, bir çocuğun dil gelişiminde de geniş bir yelpaze vardır. Bazı küçük çocuklar 16 aylık olduğunda sadece iki kelime söylerken, bazıları ise bir düzine veya daha fazla kelimeyi söyleyebilirler. Telaffuz becerileri henüz mükemmel değildir, ancak çoğu zaman bir kelimeyi düzgün söylemeleri bile anne ve babalar için büyük bir anlam ifade eder.

Nesnelere isim takmaya başlarlar.

Çocuğunuzun öğrendiği ilk kelimeler genellikle insanlar, hayvanlar veya dünyadaki diğer şeyler için taktığı isimler olacaktır. Bu süreçte genellikle her ay ortalama bir veya iki yeni kelime öğrenirler. Takip eden süreçte ise küçük çocuğunuz, uzmanların “dil patlaması” dediği şeyi, yani günde 10 kelimeyi rahatça öğreniyor ve konuşuyor olacak. Şu aşamada bu size inanılmaz geliyor değil mi?

Çocuğunuz birkaç kelimeyi tam olarak söylemeye başladığında, isteklerini daha iyi anlatabilmek için mücadele etmeye başlar. İlk başta, bunu bazı kelimeleri yüksek sesle söyleyerek yapacaktır. Örneğin bir kedinin saksınızı eşeleyerek dağıttığını görürse ”Kedi!” diye bağırabilir, bu da, sizin daha önce kediye aynı şekilde tepki göstermiş olduğunuz şeklinde yorumlanabilir. Aynı durumun sadece bir hafta sonra tekrarlanması durumunda ise çocuğunuzun”kedi geldi” şeklinde ifade etmesi sizi hiç şaşırtmasın.

Kelime hazneleri sürekli gelişmektedir.

Minik çocuğunuz eninde sonunda giderek artmakta olan kelime haznesiyle kısa cümleler kurmaya başlayacaktır; ancak ondan edatlar ya da yardımcı fiiller gibi kelimeleri kullanmak için çaba sarf etmesini beklemeyin. Bunları ilerleyen aşamalarda duyabilirsiniz. Şu an için çocuğunuz en fazla saksınızı deviren kediyi yakaladığında ona ”Kötü kedi” diyebilir 🙂

Uzmanlar bu ilk cümleleri “telegrafik konuşma” olarak adlandırır ve bu cümleler genellikle iki kelimeden oluşur. Kısa cümleler olmalarına rağmen, bu cümleler çocuğunuzla sizin aranızda yeni bir iletişim yöntemi anlamına gelmektedir. Örneğin, babasını gördüğünde pencereye koşup “Baba eve!” diye seslenebilir. Ya da parka gittiğinizde salıncağa doğru koşup “Gel, salla!” diye bağırabilir.

Çoğu küçük çocuğun ben merkezli doğası göz önüne alındığında, ilk kurduğu cümleler genellikle emir cümleleridir. Küçük diktatörünüzün “Daha fazla süt!” diye bağırması veya “Ayıcığı bul!” demesi oldukça normaldir. Bazı kelimeleri ilk başta doğru olmayabilir. Çocuğunuz bir aslan veya zebra gördüğünde “köpek” diyebilir. Çünkü hepsinin dört ayağı, kürkü ve kuyruğu vardır. Ancak kurduğu cümlelerdeki kelime sırası hemen hemen her zaman doğru olacaktır.

Konuşmak anne babayla başlar.

Araştırmalar, anne babaların, bebekleriyle ilk doğduğu andan itibaren, çeşitli kelimeler kullanarak konuşmasının çocukların daha iyi dil becerileri geliştirebilmesine pozitif katkısı olduğunu göstermektedir. Ebeveynlerin çocuklarının dil gelişimi için endişelenmeleri normaldir; unutulmasını gereken her çocuğun gelişim eğrisinin farklı olduğudur. Küçük çocuğunuz diğer çocuklardan daha yavaş konuşsa bile, etrafındaki konuşmaları dinlediği sürece, söylenenlerin çoğunu anlıyorsa ve yüz ifadeleri ile beden dilini kullanarak iletişim kurabiliyorsa, muhtemelen çok yakında konuşmaya hazırlanıyor demektir.

Bebeğinizin 16, 17 ve 18. aylarda neler yapabileceğine bir göz atalım.

16 Aylık Bebekler: Merdivenleri tırmanabilir, başkalarını taklit edebilir, boya ile karalamalar yapabilir, söylediklerinizin çoğunu anlar, bir kitabın sayfalarını çevirebilir, tek parçalık bulmacalar yapabilir, iki ya da üç yapbozu birbirine geçirebilir.

17 Aylık Bebekler: İnsanları ve yerleri hatırlayarak onları gösterebilir, bir bardaktan su içebilir, merdivenlerden yukarı yürüyebilirler.

18 Aylık Bebekler: İki kelimelik cümleler kurabilir, istenen nesneleri işaret edebilir, yardım alarak dişlerini fırçalayabilirler.

Çocuğunuzun hayal gücüne inanamayacaksınız!

16 ile 18 ay arasındaki çocuklar çevresinde görüp duyduklarını taklit ederek bunları küçük oyunlar haline getirirler. Örneğin minik bebeğiniz bir nesnenin adını bir şekilde kısaltarak veya ismini değiştirerek, gelişen hayal gücünü ve bilişsel yeteneklerini size gösterebilir.

Çocuğunuz ayaklarının üzerinde gezinirken bir köpek gibi havlayabilir veya bebekleriyle insanları taklit edercesine oyunlar oynayabilir. Kafasına bir kase koyarak bunun yeni bir şapka olduğu konusunda ısrar edebilir veya ona verdiğiniz muzu bir telefon gibi kullanabilir 🙂 Çocuğunuzun bu küçük taklit oyunları, gelecekteki kazanımlarının önemli bir yapı taşı gibidir. Aslında hayal etme yeteneği onlar için çok önemli bir gelişimsel adımdır.

Anılar oluştururlar.

Çocuklar konuşmaya başladıkları andan itibaren hafızalarında yer alan olaylara atıfta bulunmaya başlarlar ve sözel hatırlama denilen bu süreç özellikle 16-18 aylık bebeklerde başlayıp okul öncesi döneme kadar hızlı bir şekilde gelişir. Bazı çocuklar bebeklikten gelen olayları bile hatırlayabilmektedir ve bu durum da dil yeteneğinin önceden inanıldığı gibi, anıları kaydetmek için gerekli bir yetenek olmadığını kanıtlamaktadır. Dil bilmek hatıraları kaydetmek için bir ön koşul olmasada, onları kalıcı hale getirme konusunda önemli bir rol oynar.

Çocuklar olayları anlatabilecek kadar dil becerilerini geliştirdikten sonra, kendi yaşantılarını zaman, mekan ve sebep-sonuç ilişkisi olarak zihinlerinde toplayabilirler ve böylece anılarını çocukluktan sonraki hayatlarında da hatırlamaya devam ederler.

 

NOT: Buradaki tüm içerikler, doktorlardan ve diğer sağlık profesyonellerinden alınmış olan tavsiyeler de dahil olmak üzere, sadece fikir olarak kabul edilmelidir. Kendi sağlığınız veya başkalarının sağlığı ile ilgili olabilecek her türlü soru veya sorunla ilgili olarak daima kendi doktorunuzun tavsiyesini doğrudan almalısınız.

0 Yorum

Bu yazılar ilginizi çekebilir!

Yorum Yaz